Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) adına Fatma Öztürk Koçyiğit, 17 Mart Dünya Sosyal Hizmetler Günü dolayısıyla yaptığı kapsamlı basın açıklamasında sosyal hizmet alanındaki yapısal sorunlara, çalışanların güvencesizliğine ve dezavantajlı kesimlerin karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çekti. Dünya Sosyal Hizmetler Günü’nün yalnızca bir farkındalık günü olmadığını vurgulayan Koçyiğit, “Bugün sadece bir kutlama günü değildir, aynı zamanda sorunların görünür kılındığı, taleplerin dile getirildiği bir mücadele günüdür” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılından bu yana mart ayının üçüncü salısının Dünya Sosyal Hizmetler Günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Koçyiğit, bu yılın temasının “Umut ve Uyumun Birlikte İnşası” olduğunu belirterek, “Harambee yani ‘hep birlikte’ anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini, sosyal hizmetin parçalanmış toplumları bir araya getiren temel bir köprü görevi gördüğünü” ifade etti.

“SOSYAL HİZMET BİR MESLEK DEĞİL, TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR”

18 Mart’ın Anlamı Bolu’da Bir Kez Daha Hatırlandı
18 Mart’ın Anlamı Bolu’da Bir Kez Daha Hatırlandı
İçeriği Görüntüle

Koçyiğit açıklamasında sosyal hizmetin yalnızca bir kamu hizmeti başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Sosyal hizmet; yoksulların, dışlananların, ötekileştirilenlerin, çocukların, yaşlıların ve engellilerin yaşam mücadelesinin doğrudan bir parçasıdır” dedi. Sosyal hizmet emekçileri ile hizmet alan kesimlerin aynı sorunlar etrafında birleştiğini ifade eden Koçyiğit, “İtilmiş ve kakılmış kesimlerle sosyal hizmet emekçilerinin kaderi ortaktır” sözleriyle bu alanın sosyal adalet açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Açıklamada ayrıca, Dünya Sosyal Hizmetler Günü’nün sadece bir anma günü olmadığı belirtilerek, “Bu gün, aynı zamanda eşitsizliklere karşı ses yükseltme ve dayanışmayı büyütme günüdür” denildi.

“YOKSULLUK ÇÖZÜLMÜYOR, YÖNETİLİYOR”

Mevcut sosyal politikaların eleştirildiği açıklamada Koçyiğit, Türkiye’de yoksulluğun giderek derinleştiğini belirterek, “Yoksulluk ortadan kaldırılmıyor, sadece yönetiliyor” dedi. Sosyal yardımların hak temelli bir yaklaşımdan uzaklaştırıldığını ifade eden Koçyiğit, “Sosyal yardımlar yurttaşın hakkı olmaktan çıkarılıp idarenin takdirine bırakılıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada, yaşlı ve engelli bakımının ekonomik bir yük olarak görüldüğü, çocukların zaman zaman toplumdan izole edildiği ve kadınlara yönelik şiddetle mücadelede kalıcı politikaların geliştirilemediği belirtilerek, “Sosyal hizmet alanı, sorunları çözmek yerine yönetmenin aracına dönüştürülmüştür” değerlendirmesine yer verildi.

“SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ GÜVENCESİZ VE AĞIR KOŞULLARDA ÇALIŞIYOR”

Açıklamada sosyal hizmet emekçilerinin çalışma koşullarına geniş yer ayrıldı. Koçyiğit, çalışanların kamu sistemi içinde en dezavantajlı gruplardan biri haline geldiğini belirterek, “Fazla mesai, yıpranma payı ve tazminat gibi temel haklardan yeterince yararlanamıyoruz” dedi. Farklı istihdam modellerinin çalışanlar arasında ayrışma yarattığını ifade eden Koçyiğit, “Sözleşmeli, ASDEP ve ek ders karşılığı çalışma gibi uygulamalar güvencesizliği derinleştiriyor” şeklinde konuştu. Personel yetersizliğinin iş yükünü artırdığını belirten Koçyiğit, “Az sayıda personelle, ağır sorumluluk altında, gece gündüz demeden hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ekonomik koşulların giderek zorlaştığını dile getiren Koçyiğit, “Ücretlerimiz eriyor, alım gücümüz düşüyor, emeğimiz karşılık bulmuyor” dedi.

“BU TABLO SADECE ÇALIŞANLARI DEĞİL TOPLUMU ETKİLİYOR”

Koçyiğit, sosyal hizmet alanındaki sorunların yalnızca çalışanları değil, hizmet alan milyonlarca vatandaşı doğrudan etkilediğini vurgulayarak, “Bu tablo sadece emekçilerin değil, toplumun en kırılgan kesimlerinin yaşamını doğrudan etkilemektedir” dedi. Mevcut durumun değiştirilebilir olduğuna dikkat çeken Koçyiğit, “Bu bir kader değildir, örgütlü mücadele ile değiştirilebilir” ifadelerini kullandı. Açıklamada dayanışma vurgusu yapılarak, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözlerine yer verildi.

“EŞİT, ÜCRETSİZ VE KAMUSAL SOSYAL HİZMET TALEBİ”

SES tarafından yapılan açıklamada talepler de detaylı şekilde sıralandı. Buna göre sosyal hizmetlerin herkes için eşit, ücretsiz ve erişilebilir olması gerektiği vurgulanırken, “Sosyal hizmetler dil, din, cinsiyet ve siyasi görüş ayrımı gözetilmeksizin kamusal bir hak olarak sunulmalıdır” denildi. Sosyal hizmet emekçilerine ek ödeme ve sosyal hizmet tazminatı verilmesi gerektiği belirtilerek, “Güvencesiz çalışma biçimleri kaldırılmalı, tüm personel kadrolu ve güvenceli istihdam edilmelidir” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca görevde yükselmede mülakatın kaldırılması, ek ders karşılığı çalışmanın sona erdirilmesi ve personel eksikliğinin giderilmesi gerektiği ifade edilerek, “İnsanca çalışma koşulları ve güvenceli bir gelecek istiyoruz” çağrısı yapıldı.

“YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNDE ÜCRET VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI”

Açıklamanın devamında yatılı kuruluşlarda çalışanlar için nöbet ücretlerinin artırılması, fazla çalışmaların karşılığının verilmesi ve güvenli çalışma ortamlarının sağlanması gerektiği belirtilerek, “Çalışanların fiziki ve hukuki güvenliği sağlanmalıdır” denildi. Kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği ifade edilirken, “0-3 yaş grubu çocukları kapsayan ücretsiz ve 7/24 hizmet veren kreşler açılmalıdır” çağrısı yapıldı. Ayrıca performans ve teşvik sistemine dayalı parçalı ücretlendirme yerine emekliliğe yansıyan temel ücret talep edilerek, “Yoksulluk sınırının üzerinde, güvenceli bir ücret istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Muhabir: Sinem Altunay