Başkanlığını Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz’un yürüttüğü Bolu Kent Konseyi Genel Kurul Toplantısı, 13 Şubat’ta Bolu Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Saat 14.30’da başlayan toplantının ana gündem maddesi, merhum hayırsever İzzet Baysal adına düzenlenen Şükran Günleri oldu.

Toplantıda, Şükran Günleri’nin içeriği, halk katılımının artırılması, sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi ve organizasyonun daha geniş kesimlere ulaşması konularında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.

ÖZLEM BAYAR: “KONSER YAPIYORUZ AMA ŞÜKRANI NASIL İFADE EDİYORUZ?”

Bolu Kent Konseyi Kadın Meclisi Üyesi Özlem Bayar, Şükran Günleri’nin anlam boyutuna dikkat çekti. Bayar, “Bolu olarak sosyalleşiyoruz, etkinlikler gerçekleştiriyoruz, eğleniyoruz, konserler yapıyoruz. Ama burada şükranı nasıl gösteriyoruz? Şükran gösterdik adına ne yapıyoruz? Bu konu benim zihnimde dolaşan meselelerden biri,” dedi.

Bayar, özellikle genç kuşakların ve kente yeni taşınan vatandaşların İzzet Baysal’ı yeterince tanımadığına işaret ederek “İzzet Baysal’ın 10 altın öğüdünden haberdar olmayanlar var. Kente yeni gelmiş olanlar var. Daha küçük yaşta olup bu değerlerle karşılaşmamış olanlar var. Belki bu üç gün boyunca reklam panolarında bu 10 altın öğüt sürekli dönebilir. Daha görünür, daha vurgulu bir anlatım sağlanabilir,” diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Bolu’da Konuştu: “Bu Vakıfta İzzet Baysal’ın Ruhu Var”
CHP Grup Başkanvekili Bolu’da Konuştu: “Bu Vakıfta İzzet Baysal’ın Ruhu Var”
İçeriği Görüntüle

Spor karşılaşmalarında kullanılan dev ekranları da örnek gösteren Bayar, “Belgeselin tamamı değil ama o can alıcı cümleler yayınlanabilir. ‘Bu ülkede benim imkânımın yarısına sahip olan herkes elini taşın altına koysa bu ülke herkesi geçer’ gibi sözler daha görünür hale getirilebilir,” ifadelerine yer verdi.

SİNAN AYHAN: “140 ESERİ VAR AMA TANITIMINDA EKSİKLERİMİZ VAR”

Bolu Halk Evleri Başkanı Sinan Ayhan ise Şükran Günleri’nin niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “İzzet Baysal Şükran Günleri’nin panayır havasından çıkması, İzzet Baysal’ı iyi anlama ve iyi anlatabilme yönünde gelişmesi gerekiyor,” dedi.

Üniversite ile iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ayhan, “Üniversitemiz var, adını taşıyor. Fakat onlarla ne kadar birlik içindeyiz? Bolu halkına ne kadar İzzet Baysal’ı hatırlatabiliyoruz? Bu konularda eksiklerimiz var,” şeklinde konuştu.

Ayhan, İzzet Baysal’ın yaklaşık 140 eseri bulunduğunu hatırlatarak, “Vergisi ödenmiş kazançlardan kalan paralarla yapılmış eserler bunlar. Ancak tanıtımında ne kadar başarılıyız, bu bir soru işareti,” dedi.

Etkinliklerin yalnızca yemekli organizasyonlardan ibaret olmaması gerektiğini belirten Ayhan, “Spor, bilgi yarışmaları ve öğrencilerin daha fazla katılım sağladığı bir yapıya dönüşmesi gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

İSLEHATTİN MÜLAYİM: “SADECE PROTOKOL PROGRAMI GİBİ ALGILANIYOR”

İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü İslehattin Mülayim, son yıllarda halk katılımının düştüğünü savundu. “İzzet Baysal Günleri ile ilgili tamamen protokol kutlamaları yapılıyor. Halkın katılımı birkaç yıldır azaldı,” dedi.

Bolu’da yaklaşık 600 dernek bulunduğunu hatırlatan Mülayim, “Sadece üniversiteye ve okullara bağlı bir program yürütüyoruz. Halkın haberi maalesef olmuyor,” ifadelerini kullandı. Geçmiş yıllarda İzzet Baysal Caddesi’nde kurulan çadırları hatırlatan Mülayim, “Derneklere alan açılmalı. Sivil toplum daha aktif olmalı. Böyle olursa katılım artar,” diye konuştu.

LEYLA BEYKOZ: “AMACINDAN SAPMAMALI”

Mülayim’in “Halkın haberi olmuyor” sözleri üzerine Kent Konseyi Başkanı Leyla Beykoz söz aldı ve eleştirilere doğrudan yanıt verdi. “Şimdi burada ‘halkın haberi yok, derneklerin haberi yok’ denildiği noktada bunu bastıra bastıra söylemek istiyorum,” diyen Beykoz, duyuru sürecine dikkat çekti. “Biz bütün davetiyeleri sivil toplum örgütlerine, derneklere, ilçelere gönderiyoruz. İldeki bürokratlara gönderiyoruz. Billboardlarla duyuruyoruz. Daha ne yapabiliriz?” dedi.

Yiyecek-içecek satışının yeniden gündeme getirilmesine de değinen Beykoz, organizasyonun amacından sapmaması gerektiğini vurgulayarak, “Derneklerin tanıtılması sadece yiyecek içecek üzerinden olursa iş amacından çıkıyor. Gelir getiren bir projeye dönüşüyor. Bu konuyu yönetim kurulunda çok tartıştık. Geçen yıl özellikle bu yemek işini kesmemizin nedeni buydu. Esnaf şikâyet ediyor. Bu noktada ne esnafı mutlu edebiliyoruz ne vatandaşı,” ifadelerini kullandı.

Beykoz ayrıca katılım meselesine ilişkin,“Geçen yıl yaptığımız toplantılara sizleri de davet ettik. Ama katılım olmadı. Yoğunluk herkes için geçerli. Çok güzel eleştiriler yapılıyor ama toplantılara da katılınması gerekiyor,” şeklinde konuştu.

MUHARREM DEMİREL: “ESERLER GÖRÜNÜR HALE GETİRİLMELİ”

Türk Ocakları temsilcisi Muharrem Demirel, konuşmasında İzzet Baysal’ın kent genelindeki eserlerinin bütüncül şekilde anlatılması gerektiğini vurguladı. “İzzet Babamızın Bolu’da 140’a yakın eseri var. Bu çok büyük bir rakam. Ancak eserler dağınık olduğu için insanlar sadece bulundukları yerdekini görüyor. Büyük resmi göremiyor” dedi. Daha önce bu konuda Kent Konseyi’ne önerge sunduklarını belirten Demirel, “İzzet Baysal Vakfı ile çeşitli görüşmeler yaptık. Ancak süreç istediğimiz gibi ilerlemedi. Oysa bu mesele Bolu’nun ortak meselesidir,” ifadelerini kullandı.

Demirel, sağlık, eğitim ve sosyal alanlardaki yatırımların niyet türleriyle birlikte sergilenmesi gerektiğini belirterek, “İnsanlar İzzet Babamızın hangi alanda ne yaptığını toplu şekilde görmeli. Bu şehir için ortaya konulan emeği bütüncül olarak anlatmalıyız,” diye konuştu.

“İZZET BABAMIZ BU ŞEHRE HİÇ Mİ BİR ŞEY YAPMADI?”

Muharrem Demirel, konuşmasının devamında geçmiş yıllarda Yıldırım Beyazıt Camii’nde düzenlenen bir mevlit programına atıfta bulundu. İzzet Baysal Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Baysal’ın (kamuoyunda “Ahmet Amca” olarak anılan) o gün yaptığı değerlendirmeyi aktaran Demirel, katılım düşüklüğüne dikkat çekti. “Mevlit çıkışında Ahmet Amca, Sayın Valimize dönerek ‘İzzet babamız bu şehre hiç mi bir şey yapmadı?’ dedi,” ifadelerini kullandı.

Demirel, Ahmet Baysal’ın aynı konuşmada “Bitirsek mi acaba bu günleri” sözünü de dile getirdiğini belirterek, bu ifadenin aslında katılım konusundaki hassasiyetin ve beklentinin göstergesi olduğunu söyledi.

“HEYKEL ALANI TANITIM NOKTASI OLABİLİR”

Demirel, İzzet Baysal heykelinin bulunduğu alanın sembolik bir başlangıç noktası olabileceğini belirtti. “İzzet Babamızın heykelinin olduğu yer bir merkez olabilir. Orada eserlerin niyet türlerini anlatan kalıcı bir sergi yapılabilir. İnsanlar durup okuyabilir, öğrenebilir,” dedi. Bu tür bir çalışmanın kısa vadeli değil, planlı ve profesyonel bir organizasyonla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Demirel, “Hemen olacak bir iş değil ama üzerine gidilirse çok anlamlı bir çalışma olur,” diye konuştu.

“PROFESYONEL DESTEK ALINMALI”

Konuşmasında organizasyon modeline ilişkin öneride bulunan Demirel, Şükran Günleri’nin daha profesyonel bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Bu işi Kent Konseyi ile beraber biraz daha profesyonel işletmelerle yürütebilir miyiz? Destek alarak daha güçlü bir organizasyon ortaya koyabilir miyiz? Bunu düşünmemiz gerekiyor,” dedi.

Kent Konseyi çalışmalarının zor olduğunu ve herkesi memnun etmenin kolay olmadığını da ifade eden Demirel, “Bu işler kolay değil. Ancak İzzet Baysal gibi bir değerin adına yapılan organizasyon daha güçlü bir planlamayı hak ediyor,” şeklinde konuştu.

ORTAK BAŞLIK: KATILIM VE ANLATIM GÜÇLENDİRİLMELİ

Toplantıda öne çıkan başlıklar;

*İzzet Baysal’ın 10 altın öğüdünün daha görünür hale getirilmesi,

*140 eserin kamuoyuna daha sistemli tanıtılması,

*Sivil toplum kuruluşlarının sürece daha aktif katılımı,

*Üniversite ile iş birliğinin artırılması,

*Organizasyonun daha geniş kitlelere ulaşması oldu.

Toplantı, görüş ve önerilerin değerlendirilmesi ve Şükran Günleri’nin daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması temennisiyle sona erdi.

Muhabir: Sinem Altunay