Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi.

YANAN OTELE ‘MELEK’ SEMBOLLERİ YANSITILDI

Taşkesti–Mudurnu yolunda dikkat çeken görüntüler
Taşkesti–Mudurnu yolunda dikkat çeken görüntüler
İçeriği Görüntüle

Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı.

“ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ”

Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı yitiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, gazetecilere, tam bir yıl önce, bunun gibi zifiri karanlık bir gecede 78 canlarını kaybettiklerini söyledi.

Çok basit şekilde çıkan ve kendi kendine sönümlenebilecek bir yangının, organize kötülükler, hatalar, kusurlar, kasıtlarla faciaya, insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştüğünü belirten Gençbay, "Maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz 1 yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik." dedi.

Gençbay, aradan geçen sürede acılarının katlanarak büyüdüğünü anlatarak, "Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Zaman küllendirmedi, daha da artırdı ama bu sürede tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki bunun da karşılığını en azından ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk." diye konuştu.

Bir yıla yakın süren yargılama sonucunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin toplum vicdanında da yerini bulan ve emsal olabilecek karara imza attığını ifade eden Gençbay, şöyle devam etti:

"Bu tür organize kötülüklerin bir daha yaşanmaması, toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması, 'yapanın yanına kar kalıyor' algısının sökülüp atılması için emsal olabilecek karara imza attılar. Bu karar toplumda karşılığını da buldu çünkü artık anneler karşılaştıkları kötülükler karşısında 'Kartalkaya adaletini' ister duruma geldiler. Acılı annelerin, acılı insanların, adaletin tecellisini mahşerde, mahkeme-i kübra'da değil, artık bu dünyada da bu adalet sistemimizden de alabileceklerine inançları geri geldi."

“DÜŞÜNMEDİĞİMİZ, DUA ETMEDİĞİMİZ, ANMADIĞIMIZ HİÇBİR AN OLMADI”

Yiğit Gençbay'ın teyzesi Sibel Özdemir de söyleyecek çok sözlerinin olduğunu belirterek, "Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün, düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı. Çok üzgünüz. Allah'ım sabırlar versin." ifadesini kullandı.

Yangından kurtulan ve insanları kurtarmak için tekrar girdiği otelde yaşamını yitiren yeğeni Gençbay ile arkadaşı Alp Mercan ve hayatını kaybeden 34 çocuğun teyzesi olduğunu aktaran Özdemir, "Biz artık yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz. Sevdiklerimiz ve geride kalanlar için tek isteğimiz adaletin yerini bulması." şeklinde konuştu.

Yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli'yi kaybeden Oktay Akişli ise artık her şeyini kaybetmiş birisi olduğunu söyledi.

“MAALESEF Kİ KOCAM O CEHENNEMİ YAŞADI”

Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını, karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi.

“HER ŞEYİNİ KAYBETMİŞ BİR İNSAN VAR BURADA”

Bütün hayallerinin ve umutlarının ellerinden alındığını dile getiren Akişli, şunları kaydetti:

"Biz 1 yılda sadece nefes aldık ama canlarımızın da hakkının, adaletin peşini bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. 2 ay önce Bolu'daydık. Dava sürecinde mahkeme salonundaydık. 2 gün önce ailemin mezarındaydım. Mezarları kendi ellerimle yaptım. Bugün de buradayım. Yarın nerede olacağımız belli değil ama canlarımızın nerede ne zaman ne şartlarda hak hukuk adalet arayışı varsa orada olacağız."

Ailelere destek için İstanbul'dan gelen Can Kaya, Tolstoy'un "Acı duyabiliyorsan canlısın ama başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." sözünü anımsatarak, kendisinin de başkalarının acılarını paylaşmak için buraya geldiğini vurguladı. AA-İHA

Kaynak: İHA