TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk beş maddesi kabul edildi. Teklifin yasalaşması halinde, Türkiye genelinde toplam 822 bin 522 hektarlık milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiat koruma alanlarında planlama ve kullanım süreçleri yeni bir yapıya kavuşacak.
Düzenleme; Bolu’nun doğa turizmi açısından en önemli merkezleri olan Abant Gölü Milli Parkı, Yedigöller Milli Parkı, Gölcük Tabiat Parkı ve Sünnet Gölü Tabiat Parkı başta olmak üzere tüm korunan alanları kapsıyor.
49 YIL – 99 YIL: UZUN VADELİ KULLANIM HAKKI NE ANLAMA GELİYOR?
Kabul edilen maddelere göre; milli park ve tabiat parklarında kamu yararı ve planlara uygunluk şartıyla özel kişi ve şirketlere turistik tesis yapma izni verilebilecek.
İntifa hakkı süresi 49 yılı geçemeyecek. İşletmenin “başarılı” bulunduğunun belgelenmesi halinde bu süre 99 yıla kadar uzatılabilecek.
Bu süre, pratikte iki kuşağı kapsayan uzun vadeli bir işletme hakkı anlamına geliyor. Yani yapılacak bir tesis, neredeyse bir asır boyunca özel işletme tarafından kullanılabilecek; süre sonunda ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredilecek.
Uzun vadeli hak, yatırımcı açısından güvence sağlarken; korunan alanlarda kalıcı fiziki yapılaşma ihtimalini de beraberinde getiriyor.
GÖLCÜK VE TABİAT PARKLARI DA ETKİLENECEK
Düzenleme yalnızca milli parkları değil, milli park dışındaki korunan alanları da kapsıyor.
Bu nedenle Gölcük ve Sünnet Gölü gibi tabiat parklarında da milli parklara benzer planlama süreçleri uygulanacak. Uzun devreli gelişme planı, gelişme planı ve yönetim planları hazırlanacak.
Planlara uygun alanlarda turistik tesislere izin verilebilecek. Bu durum, Bolu’daki tabiat parklarında yeni yatırım başlıklarını gündeme getirebilir.
ALTYAPI VE ULAŞIM PROJELERİNE İZİN
Teklif; kamu yararı ve planlara uygunluk şartıyla ulaşım, elektrik iletim hatları, su ve doğal gaz iletim projeleri ile altyapı yatırımlarına izin verilmesini öngörüyor.
Bolu’daki milli parklar özellikle hafta sonları ve tatil dönemlerinde ciddi ziyaretçi yoğunluğu yaşıyor. Abant ve Yedigöller’de zaman zaman araç kuyrukları oluşuyor, otopark kapasitesi sınırına ulaşılıyor.
Yeni düzenleme, altyapı yatırımlarının planlı şekilde yapılabilmesine imkân tanıyacak. Ancak doğal alanlarda her yeni yol, hat ve tesis müdahalesi ekosistem üzerinde doğrudan etki oluşturuyor.
DKMP’NİN YETKİLERİ ARTIRILIYOR
Düzenlemeyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yetkileri güçlendiriliyor.
Biyolojik çeşitliliğin korunması, nesli tehdit altındaki türlerin izlenmesi, sulak alanların doğal yapısının korunması ve idari yaptırım uygulanması konularında Genel Müdürlük daha etkin olacak. Bu durum, yatırım ve kullanım süreçlerinin aynı zamanda daha sıkı denetime tabi olacağı anlamına geliyor.
BOLU’DA KORUMA–KULLANMA DENGESİ KRİTİK OLACAK
Bolu, Türkiye’nin en zengin orman ve su ekosistemlerinden birine sahip. Yedigöller’in hassas göl ekosistemi, Abant’ın sulak alan yapısı ve Gölcük’ün kapalı havza niteliği, bu alanları çevresel açıdan duyarlı kılıyor.
Teklifin yasalaşması halinde:
-Doğa turizmi yatırımlarında artış yaşanabilir
-Konaklama ve rekreasyon alanları genişleyebilir
-Altyapı kapasitesi artırılabilir
Ancak ziyaretçi sayısındaki artış;
-Atık yönetimi
-Su kullanımı
-Gürültü ve trafik baskısı
-Yaban hayatı üzerindeki etki gibi başlıklarda dikkatli planlama gerektiriyor.
Koruma-kullanma dengesi, hazırlanacak planların içeriği ve uygulama şekliyle doğrudan bağlantılı olacak.
SÜREÇ DEVAM EDİYOR
TBMM Genel Kurulu’nda teklifin ilk beş maddesi kabul edildi. Görüşmeler 24 Şubat Salı günü devam edecek.
Yasanın tüm maddelerinin kabul edilmesi halinde, Bolu’daki milli park ve tabiat parklarında planlama, yatırım ve kullanım süreçleri yeni bir yasal çerçeveye bağlanmış olacak.
Bolu’da doğa turizminin gelişimi ile çevresel hassasiyet arasındaki dengenin nasıl kurulacağı ise önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.




