Kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekmek amacıyla Kardelen Meydanı’nda bir araya gelen Türkiye Kamu-Sen Bolu İl Başkanlığı, maaş artışlarının yetersizliğine karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Türkiye Kamu-Sen Bolu İl Başkanı Furkan Özübek okudu.
Soğuk havaya rağmen meydanı dolduran kamu çalışanları ve basın mensuplarına teşekkür ederek sözlerine başlayan Özübek, kamu çalışanları ve emeklilerin her geçen gün biraz daha yoksullaştığını belirterek, “Bugün burada milyonlarca kamu çalışanı ve emeklinin sesi olmak için toplandık. Geçim şartları artık sürdürülemez hâle gelmiştir” dedi.
“ENFLASYON YÜKSELDİ, MAAŞLAR ERİDİ”
2025 yılı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından maaş artışlarının gerçek hayat şartları karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan Özübek, “Resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın memur maaşlarına yapılan artış yıl içinde yüzde 22,5 seviyesinde kalmıştır. Sonuç açıktır; enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir” ifadelerini kullandı.
Bu tablonun artık geçici olmadığını belirten Özübek, “2024 yılında maaşlar enflasyonun 15,37 puan gerisinde kalmıştır. 2025 yılında ise toplamda 18,53 puanlık bir kayıp yaşanmıştır. Bu kayıplar, sonradan verilen enflasyon farklarıyla telafi edilmeye çalışılsa da alım gücü sürekli gerilemektedir” dedi.
“ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİLDİR”
Enflasyon farkı uygulamasına tepki gösteren Özübek, “Enflasyon farkı, maaşları yalnızca gerçekleşen enflasyona eşitleyen bir telafi ödemesidir. Zam ise maaşın alım gücünü artırmalıdır. Son yıllarda yapılan düzenlemeler zam olmaktan çıkmıştır” şeklinde konuştu.
2026 yılının ilk maaşlarının ödeneceğini hatırlatan Özübek, en düşük dereceli bekar memurun maaşının 58 bin 200 liraya, ortalama memur maaşının ise 64 bin 100 liraya yükseleceğini belirterek, “En düşük memura 10 bin 700, ortalama bir memura 11 bin 600 lira artış yapılmış olacak. Ancak bu rakamlarla memurların altı ay geçinmesi beklenecek” dedi.
“MEMUR MAAŞI YOKSULLUK, EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRINDA”
Özübek, “Yoksulluk sınırı 100 bin lira civarındayken, ortalama maaş 64 bin lira. Bu parayla bir memur ay sonunu nasıl getirecek?” sözleriyle artışların yetersizliğini dile getirdi.
Memur ve emekli maaşlarının geldiği noktaya dikkat çeken Özübek, “Bugün memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altındadır” dedi.
“KİMSE EMEKLİ OLMAK İSTEMİYOR”
Emeklilik sistemindeki yapısal sorunlara işaret eden Özübek, “Ek ödeme, ilave ek ödeme, fazla mesai ve ek ders gibi unsurlar emekliliğe yansımadığı için görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağ kopmuştur. En düşük memur emeklisi aylığı asgari ücretin bile altına düşmüştür” ifadelerini kullandı.
“VERGİDE ADALET OLMADAN ÜCRETTE ADALET OLMAZ”
Vergi politikalarının çalışanlar üzerindeki yükü artırdığını belirten Özübek, “Gelir vergisi dilimleri maaş artışlarının gerisinde kalmıştır. Bu nedenle memurlar için gelir vergisi oranı yüzde 15’te sabitlenmelidir” dedi.
Kamuda ücret adaletinin bozulduğunu vurgulayan Özübek, statü farkları nedeniyle aynı işi yapan çalışanlar arasında ciddi maaş farkları oluştuğunu, bunun çalışma barışını zedelediğini söyledi.
“EK ZAM VE REFAH PAYI TALEBİMİZ NETTİR”
Açıklamasında taleplerini sıralayan Özübek, “Biz enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz. Ücrette hakkaniyet, vergide adalet ve istihdamda güvence talep ediyoruz” dedi.
Yetkililere çağrıda bulunan Özübek, “Memur ve emeklisi mutlu olmayan bir ülkenin mutlu olması mümkün değildir. Kamu çalışanlarını yoksulluk girdabından kurtaracak sosyal politikalar hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu.




