Bazen bir şehir susar… Ama bir yürüyüş konuşur.
Bazen kelimeler kifayetsiz kalır… Ama bir bayrak her şeyi anlatır.
20 Nisan sabahı Bolu’da tam da böyle bir an yaşandı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde” temalı etkinlikleri kapsamında, Bolu 50. Yıl İzzet Baysal İlkokulu’nun 550 öğrencisi, 25 öğretmeni ve 40’tan fazla velisiyle birlikte, 200 metre uzunluğundaki al bayrak, mehter eşliğinde omuzlara alındı. Ama doğrusu şu: O gün taşınan sadece bir bayrak değildi… Bir milletin hafızası, bir medeniyetin vakar dolu yürüyüşüydü.
Belediye Meydanı’ndan başlayıp Valilik önünden geçerek okula uzanan o yürüyüş, sadece bir güzergâh değil; geçmişten geleceğe uzanan bir istikamet gibiydi.
Üç ve dördüncü sınıf öğrencilerinin o vakur duruşu, insanın içinden “işte istikbal burada” dedirtiyordu. Disiplinli, düzenli ve bir o kadar da yürekten…
Ve o an…
Yürüyüşün sonlarına doğru okulun özel öğrencilerinin öğretmenleri eşliğinde korteje katıldığı an…
İşte orası bu hikâyenin kalbidir.

Çünkü o an bayrak daha da ağırlaştı; ama omuzlar daha da güçlendi.
Sevincin, kardeşliğin ve gerçek anlamın adı orada yazıldı.
O çocukların gözlerindeki ışıltı, belki de hiçbir marşın anlatamayacağı kadar güçlüydü.
Yürüyüşün başladığı andan itibaren mehter…
O kadim ses…
Mehter sadece bir müzik değil; bir milletin yüzyıllardır kalbinde taşıdığı iman, cesaret ve disiplinin yankısıdır. Kökleri Orta Asya’ya uzanan bu ses, Osman Gazi döneminde bir hâkimiyet nişanı olarak tarih sahnesine çıkmış ve o günden bugüne her vuruşunda bir dua, her ezgisinde bir diriliş taşımıştır.
“Genç Osman”, “Ceddin Deden”, “Hücum Marşı”, “Mehter Marşı”, “Osman Paşa Marşı”, “Fatih Marşı”…
Bunlar sadece birer eser değil. Bunlar, milletin hafızasında yankılanan kahramanlık destanlarıdır.
Mehter çaldığında insanın omuzları neden dikleşir sanıyorsunuz? Çünkü o ses, ecdadın ayak sesidir.
Bu anlamlı organizasyonun arkasında ise görünmeyen bir emek, büyük bir inanç vardı. Kimler mi?
Okul Müdürü Kamil Oflaz, Müdür Yardımcıları Fatih Bölükbaş ve İbrahim Evcim…
Saygıdeğer, elleri öpülesi öğretmenler…
550 dağ gibi güçlü, minik yürek!
Saygıdeğer veliler, ihlaslı, imanlı kalpler…

Bu işin mutfağında alın teri döken, geceyi gündüze katan kıymetli isimler.
Bolu 50. Yıl İzzet Baysal İlkokulu idarecilerini ve okulu tanıyan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim: Bu başarı tesadüf değil.
Bu, inancın, disiplinin ve adanmışlığın sonucudur.
Ve şimdi… O günün ruhunu taşıyan, o kadim sesi bugüne ulaştıran mehter takımının kahraman neferleri:
Cemal Ergin (Kurucu-Mehterbaşı), Ümmü Hatice Ergin (Kurucu-Koordinatör), Ramazan Bahşı, Erol Halıcı, Recep Kılıç, Sadi Temizer, Kazım Soysal, Burhan Bolat (Sancaktarlar), İsa Çötür, Kenan Kaya, Emrah Arabacı, Rıza Solun, Serkan Zafer Kösedağ, Emre Gürbüz (Cevganiler), Eyup Hurma, Harun Yıldız, Okan Ulutaş, Koray Yavuz (Davulzenler), Tansel Kesemen, Adem Battal, Mehmet Emin Hevesker (Zilzenler), Uğur Sönmezel, Gökhan Usta, Hasan Kurt (Köszen ve Yedekleri), Abdullah Yaman, Fatih Kahraman, Ergül Özdemir (Nakkarezenler), Ahmet Ufuk Tokmuç, Selçuk Kaan Bekmez, Emre Aydınlı (Zurnazenler), Yıldıray Büyükdağlı, Fatih Şahin (Zırhlılar).
Her biri bir ses, her biri bir adım, her biri bu milletin köklü hafızasının bugünkü temsilcisi…
Etkinlik sadece Bolu’da değil, ülke genelinde de yankı buldu. TRT Haber’den Anadolu Ajansı’na, İHA’dan TGRT ye; Bolu Nabız, Bolu Takip, Bolu Ekspres, Köroğlu, Bolu Gündem, Özgür Bolu, Son Havadis gibi yerel gazetelerde ve il dışındaki medyada pek çok mecrada geniş yer aldı.
Bu yazının yayınlandığı bugün de ulusal gazetelerde bu yürüyüş geniş yer bulacak.
Ama asıl yankı nerede biliyor musunuz?
Boluluların kalbinde…
Milletin yüreğinde…
Anadolu’nun her yerinde…
Şunu da açıkça söylemek gerekir:
Biz çoğu zaman kötü haberleri büyütmeye alışmış bir toplumuz.
Bir yerde olumsuz bir şey olduğunda hepimiz etkileniyoruz, haklıyız da.
Ama işte böyle güzellikleri de büyütmek zorundayız.
Çünkü bu ülkenin çocukları sadece sorunlarla değil; umutla, disiplinle ve değerlerle büyüyor.
Çünkü bu okullarda sadece ders değil; karakter, duruş ve vatan sevgisi öğretiliyor.
Ve unutmayalım…
Zor olan yürümek değil, doğru yolda yürümektir.
Zor olan taşımak değil, emaneti hakkıyla taşımaktır.
O gün Bolu’da çocuklar sadece bir bayrak taşımadı.
Bir milletin yarınlarını omuzladı.
Ve biz de onur duyarak izledik.
Onlarla biz de yürüdük, biz de al bayrağın gölgesinde serinledik.
Allah için, çocuklar gibi sevindik.
…
Bolu İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nü,
50. Yıl İzzet Baysal İlkokulu Eğitim Öğretim Ailesini,
Emeği geçen herkesi yürekten tebrik eder, selam ederim.