Kadir kıymet bilmek sadece bir erdem değil, bir şehrin hafızasını ve geleceğini ayakta tutma biçimidir.
Bugün başımızı iki elimizin arasına alıp SORSAK:
Bolu’da gerçekten "kıymetlimiz" diyebileceğimiz kaç kişi, kaç kurum var?
Saymaya kalksak, bir elin parmaklarını geçebilir miyiz?
Bahsettiğim; soframızdaki su böreği, dağdaki kanlıca mantarı, eften püften kişisel meraklarınız ya da gündelik alışkanlıklarımız değil.
Benim derdim başka;
Ufkumuzu açanlar, maddi ve manevi ışık saçanlar, bu küçük şehre büyük hikâyeler sığdıranlar...
Yani bu şehre sadece "dokunan" değil, ona devir atlatan, yeni sayfalar açan "kıymetlilerimiz."
Yaz ve Kış Çiçekleri
Kimler sevgi tohumunu ekmiş, filizini vermiş, ağaç ve çınar olmuş, sevgi saygı meyvesini sunmuştur..
Bu sınırlarda, bu sınırların dışında kendini aşarak, sınırlarından taşarak vermiştir yaz kış çiçeklerini..

Meselâ..
- Rahmetli İzzet Baysal
- Abant İzzet Baysal Üniversitesi
- Boluspor
- Abant, Gölcük, Yedigöller
- Kartalkaya,
- Bolu ve Arkut Dağı
Daha..
- Akşemseddin ve Babahızır Hazretleri
- Sonra
- Hayreddin-i Tokadi Türbesi
- Başka
- Köroğlu, Şair Dertli
- Aşçılar Diyarı Mengen,
- Dericiler Kenti Gerede,
- Nakliyeciler Şehri Yeniçağa
- İnşaat ve Müteahhitler Şehri Dörtdivan
- Elması Meyvesi Meşhur Seben,
- Pirinç Ülkesi Kıbrıscık,
- Akşemseddin Diyarı Göynük,
- Helvası ve Tarihi ile Meşhur Mudurnu..
İlçe Belde ve Köylerimizin Merkezi, Köroğlu menkıbeleri ile büyüyen iki metropol arasında tabiatı, doğası ve yeşili ile meşhur Bolu’muz.
Maddi ve manevi kıymetlilerimiz…

Akademide Savunma Sanayii Vizyonu
Bolu için büyük bir şansın kapısı aralanmış durumda.
Akademik geçmişinin yanı sıra, savunma sanayiinin devlerinden Roketsan A.Ş.’nin Genel Müdürlüğünü yapmış bir isim olan Prof. Dr. Faruk Yiğit, bugün BAİBÜ Rektörü olarak görev başında.
Yanındaki güçlü ekibi; kamu planlaması uzmanı Prof. Dr. Metin Yerebakan ve teknoloji lideri Murat İkinci ile birlikte bu ekip, Bolu’ya sadece bir üniversite değil, bir "vizyon" vadediyor.
Savunma sanayiinin disiplini ve teknolojik gücü Bolu’nun akademik damarlarına zerk edilirse, bu şehrin hayalleri bambaşka bir boyuta evrilebilir.
Ve bilhassa;
AİBÜ Rektörü, Prof. Dr. Faruk Yiğit’in danışman olarak atadığı;
Prof. Dr. Metin Yerebakan’ın, kamu planlaması, demiryolu ve sanayi projeleri ile akademik ve endüstriyel yönetim alanlarındaki tecrübesi,
Roketsan A.Ş. Genel Müdürü Murat İkinci’nin savunma projeleri, yazılım, otonom ve komuta kontrol sistemleri konusundaki uzmanlığı Bolu Şehrine bambaşka hayaller kurdurabilir.

14 Yıllık Bekleyişin "Bir Yıllık" Başarısı
Yıllardır yılan hikâyesine dönen, "ha bitti ha bitecek" denilen Bolu Büyük Sanayi Sitesi’nde nihayet sona gelindi.
Yaklaşık 14 yıl önce başlayan serüvenin, yeni yönetimle birlikte sadece bir yıl gibi kısa bir sürede anahtar teslim aşamasına gelmesi, alkışlanması gereken bir yönetim başarısıdır.
Teslim edilen ve edilecek olan 988 dükkân, sadece birer bina değil; Bolu’nun üretim ve istihdam kalbidir.

Bu noktada Murat Koca ve yönetiminin sergilediği teknik donanım, süreç hâkimiyeti ve tevazu gerçekten takdire şayan.
Murat Bey’in de vurguladığı gibi; sanayi sadece araç tamiri değildir; eğitimle, çıraklıkla ve nitelikli iş gücüyle bir kentin yaşam merkezidir.
Bu devasa projede emeği geçen; Bakanlıktan Belediye’ye, Milletvekillerinden eski yönetimlere kadar tüm paydaşlara bu şehir bir teşekkür borçludur.

Maariften Sanata: Bolu’nun "Sesleri"
Şehrin marka değerini sadece beton binalar değil, insan kalitesi yükseltir.
"Maarif Modeli"ne kendi ruhunu ve sanatını katan öğretmenlerimiz, solo ve solist icralarıyla gönlümüzü alan muallimlerimiz, bu şehrin kültürel akciğerleridir.
Eğitimle sanatı birleştiren bu "kıymetlilerimiz" her geçen gün artıyor ve şehrin sınırlarını aşıyor.
Sonuç Olarak...
· Betonun soğukluğuna hapsolmuş bir şehir değil;
İzzet Baysal’ın vakıf kültürüyle harmanlanmış, Boluspor’un öyküsüyle heyecanlanan, Sanayisiyle üreten ve üniversitesiyle dünyaya açılan, Turizmi ile aranılan bir şehir olarak anılmalı ve gelişmelidir.
· Bolu Beyi ile Köroğlu’nun mirası arasında sıkışıp kalmadan;
Geçmişin değerlerine (Akşemseddin’den Tokadi Hayrettin’e) selam durarak, geleceğin modern Bolu’sunu inşa edenlere "eyvallah" demeyi bilmeliyiz.
Gelişirken betonun soğukluğuna değil, üretimin sıcaklığına odaklanmalıyız.
Çünkü bu şehir, kadir kıymet bilindikçe büyüyecek, gelişecektir.