Türkiye –Trendyol 1. Lig maçlarının, ikinci yarısı, 09 Ocak 2026 Cuma günü, saat 14:30’da Van Atatürk Stadyumunda başladı.
İmaj Altyapı Van Spor Futbol Kulübü ile Bolu spor karşı karşıya geldi.
EKRAN KARŞISINDAYDIK.

Van’da hava soğuktu; tipi, sanki ekranın içinden de, yüzümüze vuruyordu.
Saha ise tam anlamıyla bir çamur deryasıydı. Yüzebilirsen yüz, yürüyebilirsen yürü, koşabilisen koş !
Futbol bazen yetenek değil, direnç isterdi; Van’daki saha da bunu söyledi.

Derken kırmızı-beyaz formalarla sahaya çıkan oyuncularımızı görünce içimde bir şeyler koptu, gözlerim doldu.
Türkiye’nin taa öbür ucundaki Van’da, Bolu nefes alabilecek miydi?

Hatırlayalım,
Başarılı dediğimiz Ertuğrul hoca istifa etmiş, Bolu’dan çekip gitmişti.
Nasıl oldu ne olmuşsa, Hasani kaptan da gemiyi terk etmişti.
Ekonomik dar boğaz, bu aralar hepimizi olduğu gibi Bolu spor’u da felç etmişti.
Bir an hep birlikte boşluğa düştük. Etrafımızda helezonlar, kâbuslar dönüyor, sanki bir hortumun içinde savruluyorduk.
Kıyamadık 60 yaşındaki bıçkın delikanlımıza, Bolu sporumuza,
Sonra, insanın boğazına oturan o tanıdık türkü dilimize dolandı; delicesine, içimizden geldiği gibi, Islak ıslak ekrana bakıyorduk, ölümüne üşüyorduk ha. Yalan yok futbolcular da üşüyordu.
Gecenin nemi mi düştü gözlerine?
Ne olur ıslak ıslak bakma öyle…

Ekranda kırmızı beyaz onurlu, karakterli çocuklar vardı. Maç öncesinde yumak olup konuştular. O an anladık ki bu maç yalnızca bir maç değildi.
Van’da futbol değil, karakter de oynayacaktı.
Maç başlarken gözlerimiz yine ıslaktı ama sonra fark ettim: yalnız değildim. Sonra öğrendim ki, herkesin gözü, meğerse herkesin gönlü ıslakmıştı.
Bu kırmızı beyaz delikanlıları ekranlarda da olsa, ıslak ıslak kucaklamadık mı?
Tek olmadığımızı işte o an anladım. Islak ıslak bakan yalnızca bir kişi değilmişim; meğer koca bir orduymuşuz. Meğerse biz Boluymuşuz!
Van’da, soğuk vardı, çamur vardı, yalnızlık vardı.
Saha ağırdı, hava sertti, şartlar acımasızdı.
Ama Boluspor’un boynu eğilmedi.
Van’da kazanan tabela değil, karakter oldu.

TEŞEKKÜRLER BOLUSPOR YÖNETİM KURULU

Tarih Boluspor’la ilgili çok şey yazacak. Ama sizi bir başka yazacak, bilesiniz. Şanlı Boluspor Yönetim Kurulu

Erdal Bayrak – Başkan
Mustafa Yüksel – Başkan Vekili
Kenan Altundağ – Başkan Yardımcısı
Celal Uslu – Başkan Yardımcısı
Gürhan Alan – Genel Sekreter
Kaan Eravcı – Mali As Başkan
Murat Şabablı – Yönetim Kurulu Üyesi
Muharrem Özdemir – Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Öz – Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Fatih Suvarierel – Yönetim Kurulu Üyesi

Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri

Erdal Koçyiğit
Abdulkadir Kılıç
Fatih Sönmez
Efehan Bayrak
Serhat Cengiz
Caner Yıldırım
Altay Alan
Melih Bakırcı
Alper Alan

Sizleri şükranla anıyoruz.
Ben anıyorum, sen anıyorsun, o anıyor…
Biz anıyoruz, siz anıyorsunuz, onlar anıyor.
Bu girdapta bile dik duruşunuzu görmek onur veriyor; dua ettiriyor, saygı duymaya zorluyor. Sizlerle Onur duyuyoruz.
….
Sizlere olan inancımız sonsuz. Buna her babayiğit yürekten inanıyor. Van’daki oyuna, dik duruşa ve Bolu’nun onuruna sahip çıkışınıza baktık da gözlerimiz o yüzden ıslak ıslaktı.

Biz ayın on dördü gibi parlayan, vakur duruşuyla bilinen bir şehiriz. Yönetim kurulu da, ayın on dördü gibi karanlığı yaran bir ışıkla parlıyorsunuz.

ALTIN KADRO, ALTIN OYUNCULARIMIZ

Türker Dırdıroğlu, Bartu, Kaan Alp, Ömürcan, Burak Topcu, Mustafa Çaylı, Can Arda, Lima, Işık Kaan, Arda Tuğra, Muhammet Mustafa, Kouagba, Devran, Egemen, Barış, Abdulsamet, Lico, Doğan Can, Harun, Balburdia, Arda Usluoğlu, Mustafa Alptekin.

Ayın on dördü gibi ışıl ışıl koştunuz. Bu çamurda yalnızca futbol değil, karakter oynadınız.

TEKNİK KADROMUZLA YOLA DEVAM

Teknik direktör olarak Gökhan İpek bu maça takımın başında çıktı. Yardımcılıklarını Bolulu isimler Bahadır Kıyak, Fatih Ateş ve kaleci hocası Miraç Parlak yaptı.
Bu teknik ekip korunmalı. Çünkü dere geçilirken at değiştirilmez.
Onlara da kocaman teşekkürler.
Üstelik futbol dünyası yine çalkantılı günlerden geçerken, Boluspor’un eski hocası Ertuğrul Arslan’ın PFDK sürecinde adının geçmesi, 43 antrönörle birlikte suçlanması iddiasıyla sevk edilmesi, demek ki hayır bundaymış dedirtti.
Bu gün, İpek, Kıyak, Ateş ve Parlak teknik kadro iskeletiyle devam etmek aklın ve vicdanın yoludur.

MAÇA GELİNCE…

Bu maç canlı izlendiyse ıslak ıslak bakmışsınızdır.
İzlenmediyse bu maçı anlatmak ve anlamak çok zordur.
Bolusporlu futbolcular ne bir eksik oynadı ne de bir fazla hapsi tamam oynadı. Sanki hata yapmamaya yemin etmiş gibiydiler. Efsaneyi Van’da sahada tam sergilediler.
Lico’nun efsane şutu harikulade şekilde gol oldu, yıllarca hafızalardan silinmeyecek.
Maçın adamı ise, yıllardır bu kalede oynuyormuş gibi bir güven veren, sağdan soldan gelen her topu çıkaran kalecimiz Türker Dırdıroğlu idi.

Saha, hava ve yabancı saha dezavantajına rağmen Bolu spor’ un oyunu soğutması, paniğe kapılmaması ve duygusal kırılma yaşamaması; bu karşılaşmanın üç puan maçından çok bir onur ve karakter maçı olduğunu açıkça gösterdi.

BOLU, DOĞANIN KALBİ BOLU

Bolu denince akla önce doğa gelir ama bu sıradan bir doğa değildir; insanı susturan, yavaşlatan, içeri çağıran bir doğadır. Bu coğrafya sadece yeşil değildir; mana ile yoğrulmuştur. Gerede’nin Esentepe’si ve Arkut’u, yüksekliğin sadece rakımla ölçülmediğini öğretir
Seben, toprağın cömertliğini temsil eder. Meyvesi dalında olgunlaşır, bereketli tarlaları emeğin karşılığını saklamaz. Orada toprakla insan arasında eski bir dostluk vardır. Gösterişsiz ama sağlam. Ne fazla ister ne eksik verir. Hayatın ölçüsünü öğretir.

Yeniçağa ’da gökyüzü başka türlüdür. Kuş cenneti, sadece kuşların değil, zihnin de konaklama yeridir.

Bolu’nun mutfağı bu karakterin doğal sonucudur. Aşçılar diyarıdır; çünkü sabrı, ölçüyü ve emeği bilir. Mengen pilavı, kaldırık dolması, keşli eriştesi,

Tarihi Göynük ve Mudurnu’da ahşap evlerin arasında dolaşırken zaman yavaşlar. Çağ açıp çağ kapatan, hadislerle övülen bir sultanının öğretmeninin ev sahibidir Bolu.
Saat Kulesi zamanı değil, sabretmeyi hatırlatır.
Kıbrıscık’ın asaleti, Dörtdivan’ın bereketi vardır coğrafyamızda.

Bir köşesinde Boluspor vardır. Sadece bir takım değil, şehrin nabzıdır. Kazanınca sevinç paylaşılır, kaybedince dayanışma artar.
Bolu, sonucu değil sadakati sever.

Sonuçta Bolu, küçük bir şehir gibi görünür ama her zaman büyük öyküler anlatır.
Bütün bu başarıları Bolu spor taşır ve yaşatır.

DESTEK mi, KÖSTEK mi?

Bu gün,
Bolu basını tek yürek, tek bilek Bolu spor ’un yanındadır. Olması gereken yerdedir.
Şimdi asıl soru şu:
Bu onurlu Bolu spor yönetimine, karakterli Bolu spor takımına
Bolu’ya,
Bolu’dan kimler gerçekten maddi ve manevi olarak omuz verecek?
Destek olacak, şimdi görme zamanındayız.

Evet, “Sevenler Ağlarmış”

Saçını dök sineme, derdini söyle,
Yeter ki ıslak ıslak Bolu için,
Bakabiliriz, seven yüreklerimizle.