Boluspor göze hoş gelen bir futbol oynamasına ve iyi sonuçlarda almasına rağmen camiada bütünlük bir türlü sağlanamadı.

Ben de bu resmi okuyarak, GELECEĞE YÖNELİK zamanlaması, isabeti ve şiddeti iyi ayarlanmış birkaç köşe yazısı yazdım o kadar.

***

8 Ekim 2025 tarihinde, Teknik Direktörümüz Mustafa Er ile yollar ayrıldığında bir yazı yazmış, sonunu‘… SAHİPSİZ ve DESTEKSİZ KALMIŞ BOLUSPOR için ‘BU GÜNLER DAHA İYİ GÜNLER’ diyerek bağlamıştım.

Sezonun ilk yarısı bitmeden, bir çağrı daha yapmıştım. Olağanüstü kongreye gidilmesini işaret ederek’… İçinde bulunduğumuz krizi değerlendirelim. Ya bu yönetimle ya yeni bir yönetimle veya kayyumla ama gerçekçi projelerle yeni ufuklara yelken açalım…’ diyerek seslendim.

Duyan olmadı.

***

Takım sportif başarıyı yakalamıştı, fakat yönetim ne yaparsa yapsın mali başarıyı yakalayamıyordu.

Futbolcular da bunun farkındaydı. Ama teknik direktörle futbolcu, futbolcu ile yönetim arasında çok iyi bağlantı kuran, takım arkadaşlarını derleyen toparlayan, futbolcuları motive eden bir lider, saha içinde ise arkadaşlarını oynatan bir kaptan olan Hasani’nin de büyük katkıları ile kenetlendiler. Hem temsil ettikleri ŞEHİR hem de TRANSFER umudu ile KENDİLERİ için oynadılar. Sezonun ilk yarısında sıralamada son yılların en başarılı takımı oldular.

***

Yukarıda da ifade ettiğim gibi mali sıkıntılar aşılamıyor, dolayısıyla Boluspor’un geleceği iyi görünmüyordu. Sezonun ilk yarısının son haftasında ise ilgililere, yarınlar için ‘BOLUSPOR NASIL YAŞAR? ‘sorusuna cevaplar bulabilmemiz için beyin fırtınası yapacak ortamlar hazırlamalısınız.

Eğer böyle devam edersek, Mayıs ayı geldiğinde yine aynı şeyleri konuşacağız. Sonraki zamanlarda yine, yine, yine…’ diyerek seslendim.

***

Zorlukları bizzat yaşayan ve sakalından kesip, bıyığına ekleyerek BAŞARI YAKALAYAN YÖNETİM ise olağan üstü kongre kararı almayarak, Boluspor tarihine KAHRAMANLAR olarak geçme fırsatını teptiler.

‘Hoca böyle diyorsun da, sezon başı gördük kimse çıkmadı ki’ sorusu akıllara gelebilir.

Doğru!

Ama buna rağmen karar alınmalıydı. Alınsaydı dün mevcut yönetimi destekleyenler, başlarına taç takanlar bugün, yaşamış olduğumuz sportif başarısızlıklardan dolayı yönetimi idam sehpasına çıkarıp boyunlarına yağlı urgan takamazlar, acımasızca eleştiremezlerdi.

Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz, gemiyi limana getirip getirmediğine bakar’

Victor Hugo’ nu bu sözü anlayanlar için ne kadar anlamlı değil mi?

***

Sezonun ilk yarısı bittiğinde puan sıralamasında çok iyi bir yerdeydik, süper lig yolunda ilk ikiden olmasa bile play off’ tan çıkabilecek en iddialı takımlardan biride bizdik.

Ancak içinde bulunduğumuz durumu bilmemize rağmen geleceği okumak istemedik.

Hem bugünleri hem de yarınları kaybettik.

Yazık!