Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde; bizim seçtiklerimizin, ‘bizi temsil edin’ diye gönderdiklerimizin yumruklu, tekmeli, hakaretli ve de hararetli kavgalarını seyrederken Rahmetlik Barış Manço’nun söylemiş olduğu ‘Genç Osman Destanı’ geldi aklıma:
‘Genç Osman dediğin bir küçük aslan
Bağdat'ın içine girilmez yastan
Her ana doğurmaz böyle bir aslan
Allah, Allah deyip geçer Genç Osman’
***
Gerçekten de ‘Allah Allah’ diyerek kürsüyü savunma iddiasında bulunanlar vardı. Ama karşısındakilerinde elleri armut toplamıyor, onlarda sanki Rahmetlik Barış Manço’nun, ‘Baykoca Destanı’ndaki şarkı sözlerine uygun hareket ediyordu:
‘Çalınan davulları düğün mü sandın?
Nazlı bayrağı sen gelin mi sandın?
Top tüfek vuruşmayı cümbüş mü sandın?
Vur ha, gardaş, vur, / Vur ha, vur ha, vur!’
***
Cenk sahnesi meclisti. Aktörler ise milletin vekilleriydi. Hınç, öfke ve kin dolu bu sahneleri seyrederken, Yahya Kemal’in rubaisindeki satırları geldi aklıma.
‘İkbale geçen hayli taraftan öğülür
İdbare düşen de hayli taraftan söğülür
Âhir öğülen öğen söğen birlikte
Hep aynı değirmen de karışmış döğülür.’Yahya Kemal ülkemizin yaşadığı hali anlatıyordu sanki.
Güzel dilin olmadığı, sivri dilli siyasetin öfkeleri büyüttüğü bir iklimde; hem ülkemizin hem de yaşayan insanlarının siyaset değirmeninin taşları arasında çaresiz bir şekilde un ufak edilişini…
***
Türkiye Büyük Millet Meclisi millete örnek olması gereken bir yer.
Ki…
Bu insanlar: kadınlara, öğretmenlere, sağlık çalışanlarına, çocuklara şiddet uygulayanlara karşı yasa çıkaranlar, hatta trafikte şiddeti engellemek için aracından inene ceza kestirmek isteyenler.
İyi de insanın ister istemez aklına şu soru geliyor: Tamam siz yerinde ve çok gerekli olan bu yasaları çıkarıyorsunuz. Ama herkesin gözü önünde de birbirinize karşı ŞİDDET uyguluyorsunuz.
Siz böyle davranırken vatandaştan, sağduyulu olmalarını nasıl isteyebilirsiniz?
Vatandaşa: ‘Şiddet çözüm değildir’, ‘Hişt hişt sakin ol, sinirlerine hâkim ol’ tavsiyesinde nasıl bulunabiliriniz. Siz düz yürümezken, vatandaştan maraton koşmalarını nasıl bekleyebilirsiniz?
Kısacası, mecliste öfke hâkim, akıl ise sanki misafir.
***
‘Yengeç baba ile oğul yürüyüşe çıkmış. Oğul bir ara öne geçmiş. Baba bakmış ki oğul yana yana yürüyor, hemen uyarmış:
‘Güzel oğlum, düz yürüsene’
Oğul da babasına bakıp muzipçe gülümseyerek şöyle demiş:
‘Baba, sen öne geç de bana örnek ol. Sen nasıl yürürsen ben de öyle yürüyeyim’
Dememiz o ki; sadece şiddet konusunda değil, aklımıza gelebilecek HER KONU DA önce kendiniz ÖRNEK olmalısınız.
YÖNETENLER olarak sizlerin bu davranışlarınızın YÖNETİLEN tarafında olan bizlere de sirayet ettiğini ve parça parça edip kutuplaştırdığını ve de düşmanlaştırdığını da hatırlamalısınız.
‘İmam ne yaparsa cemaat de onu yapar’, ‘Balık baştan kokar’ deyimleri de…