Havuzun içindeyim, yanımda kaplıca müdavimlerinden Sayın Sadi İçten ile Sayın Cemal Taylan var.
Cemal Bey, ‘ Hocam haberi duydun mu, Küçük Kaplıca özelleştirilecekmiş, yakında ihalesi varmış’ dedi.
Bilgim olduğunu ifade ettim ve ekledim: ‘Bir şekilde ihaleye çıkar çıkmasına da bu şartlarda kim alacak, nasıl işletecek?’ dedim.
Havuzun içinde ihale yaptık; ona verdik olmadı, buna verdik almadı. Ve aldığımız ortak kararla Küçük Kaplıca Bolu Belediye Başkanlığına kaldı.
Önce kaplıcada bulunanlar arasında, sonrasında da şehirde küçük anket yaptım. Kazanan büyük çoğunlukla Bolu Belediyesi oldu.

***
Bizim kaplıca muhabbetimizden sonra 11 Kasım 2025 tarihinde Bolu İl Özel İdaresi tarafından, Küçük Kaplıca Tesisleri'nin restorasyon ve işletme hakkının 15 yıllığına kiraya verilmesi için düzenlenen ihaleye giren olmadı.
150 - 200 milyon lirayı bulan restorasyon çalışmalarının yanına, 1 milyonun üzerinde olan aylık kirayı koy, elektrik parası, çalışan personel maaşlarını, belediyeye verilen atık su parasını da ekle…
Sonra…
İhaleye girsinler diye bekle.
Girseler bile bu şartlarda dar gelirliye hizmet etmesini zaten bekleme.

***
Küçük Kaplıca, yemyeşil ormanın eteğinde olan, şifalı suları ile insanlara sağlık sunan bir cazibe merkeziyDİ.
Üstünde oteli ve yan tarafında özel banyoları ve de günü birlik kaplıca hizmetleri ile hem bizlere hem de dışarıdan gelenlere sağlık turizmi imkânı sağlıyorDU.
Şimdi ise Emel Sayın’ın, ‘ Bir eser kalmamış eski halinden / Yazık, geçmez akçe, pula dönmüşsün’ şarkısını yaşıyor.
Konaklamaya gelenlerde azaldı, günü birlik gelenlerde. Çünkü ciddi manada bir bakıma ihtiyacı var.
Onun içindir ki ihaleye çıkardılar.

***
Her nedense yıllardır kapalı tutulan restoranı da var Küçük Kaplıcanın, bu restoranın önünde çam ağaçlarının hâkim olduğu yemyeşil bir bahçesi de…
Ama dedik ya kapalı.
Çam ağaçlarının ortasında, cennet gibi bahçeye bakan bu alanın neden açılmadığını anlamak mümkün değil.
Küçük Kaplıcanın suları hâlâ daha şifalı, etrafı hâlâ daha yeşil ve de değerli. Eksik olan tek şey bu değeri şehrimiz adına sahiplenebilmek.
Buraları açabilirsek, kaplıcayı günümüz şartlarına uygun restore ederek hizmete sunabilirsek hem şehir ekonomisine katkı sağlamış, hem de yerli ve yabancı misafirlerimize en güzel şekilde SAĞLIK TURİZMİNDEN faydalanma imkânı sunmuş oluruz.
***
Sayın Belediye Başkanımız!
Kızılcahamam da bulunan Büyük ve Küçük Kaplıcaları BELEDİYE işletiyor, Kütahya Gediz, Afyon Sandıklı, Hüdai Kaplıcalarını da, Gazlı göl kaplıcalarını da, Kütahya Eynel Kaplıcalarını da, daha pek çok kaplıcayı da…
Demem o ki, siz de yukarıda örneğini verdiğim belediyeler gibi burayı, şehrimizi ve insanımızı önceleyen bir bakış açısıyla ve de ‘BAZI YERLER İŞLETİLMEZ, YAŞATILIR’ düşüncesiyle YAŞATMAYA talip olsanız ne güzel olur.

***
Yukarıda ki satırlarımda da ifade ettiğim gibi ihale şartları ağır, bu şartlarda kimseyi cezbetmez kimselerde girmez.
Ancak siz İl Özel İdaresi ile birlikte SAMİMİ duygular ile ortak paydalarda buluşur ve halk yararına önceleyen bir protokoller ile zoru kolaya çevirebilirsiniz. Belediyemizin mühendisleri, mimarları, çalışanları, ekipmanları ve iş bittikten sonra hazır personeliyle bu işin altından fazla zorlanmadan Küçük Kaplıcayı Bolu Turizmine kazandırabilirsiniz.
Bir belediye meclis toplantısında da Sayın Selami Konyalıoğlu tarafından gündeme getirilen bu konuyu ciddi ciddi tekrar bir değerlendirmeye ne dersiniz?
08. 02. 2026
Muharrem Demirel