Pazar akşamı Manisa’dayız,
Eeee?
Hiç uzatmayalım, Sivas’tan sonra bir hakem katliamı daha yaşadık…
Daha önce de yenildik,
Hem de olmadık takımlara,
Hatay ile berabere bile kaldık,
Sıfır ikiden bir puanı zor kurtarmıştık,
Hiç ağzımızı açtık mı?
Şöyle ya da böyle bahane bulduk mu?
Yenen takımı takdir ettik oturduk köşemize…
Ama Sivas maçından sonra Manisa maçı hakemi öyle böyle değil,
Tam bir şartlanmışlık için de bizi resmen doğradı yahu…
Arkadaş penaltı diyorsun, ilgisi yok,
VAR çağırıyor, dediğim dedik diyorsun,
Ortaya ilahi adalet çıkıyor,
Kırmızı kart pozisyonunda ise,
Net gol pozisyonu olmamasına rağmen,
Kademede bir, hatta iki defans oyuncumuz olmasına rağmen VAR bile çağırmıyor,
Yapıştırıyor Kırmızıyı…
Böyle bir maçın neyini yazayım bundan başka?
Gelelim başka bir Bolu konusuna,
Sayın hocam Muharrem Demirel sık sık, bıkmadan Bolumuz ile ilgili sorunları dile getiriyor,
İlgiyle ve üzüntü ile okuyoruz,
Pekiiii, bu sorunlar doğrumu? Doğru,
Çözülmeli mi? Çözülmeli,
Peki, kim çözecek?
Ben mi çözecin yav?...
Çözüm alanı belli,
Malum yerler de oturan ilgililer, yetkililer ve etkililer…
Hani neredeler?
(Suya düştüler, su nerede? İnek içti, inek nerede? Dağa kaçtı, dağ nerede? Yandı bitti kül oldu)
İşte bu tekerleme konuyu net bir şekilde özetliyor,
Bolumuz yıllar geçtikçe ileri gideceğine, adım adım geriliyor,
KİMSE YOKMUUU?
Bazı İstanbul takımları devletin en tepesinden transfer yardımı alırken, biz Türkiye yüzyılında gecekondu da maç seyrediyoruz,
STADIM NEREDE? UNUTMA UNUTTURMA.