Ötme bülbül ötme, şen değil bağım,
Dost senin derdin de ben yana yana…
(Sivas Divriği/Hasan EYLEN-Muzaffer SARISÖZEN)
Türkünün ilk iki satırı bile Bolusporumuzun içinde bulunduğu konum da, taraftar olarak bizlerin durumunu ne güzel özetliyor.
Halet-i Ruhiyyemiz bu.
Şaşırdık mı? Yooo,
Her an beklenen ve sürpriz olmayan bir durum,
Şu an ki yönetim büyük bir özveri ile buraya kadar getirdi,
Buradan sonra ne olur? Meçhul…
Konuyu biraz daha açalım;
Kitabın ortasından konuşalım,
Arkadaş para lazım para,
Ana sıkıntı ve tek sıkıntı bu…
Bal ligi takımı, kupadaki son rakibimiz Adıyaman Kahta sporun bile sırtında, göğsünde reklam vardı, omuzunda, tozluğunda reklam vardı,
Yav arkadaş donunda bile reklam vardı,
Takım ayaklı reklam panosu mübarek.
Lig maçlarını izliyoruz, bazı takımların formaları reklamdan geçilmiyor,
Bolusporumuz ise yokları oynuyor,
Onlarca ulusal ve uluslararası kurum var,
Bir tanesinden çıt yok,
Örneğin tavukçuluk alanında ileri kurumlar var, yaz aylarında o tavuk gübre kokusunu biz çekiyoruz da, ellerini taşın altına koyamazlar mı? Bırakın ellerini serçe parmaklarını koysalar yeter,
Her yıl ormanlarımızdan milyonlarca metreküp tomruk kesiliyor,
Metreküpü dört bin, beş bin, altı binlere satılıyor,
Bu satışlardan usulüne uygun adlandırılarak sembolik bir pay ayrılamaz mı?
(Örneğin m³ ünde 5 tl, 10 tl gibi)
İlk aklıma gelen öneriler bunlar, hatta daha önceleri de dillendirmiştim…
Kısaca sorunun özeti şu;
KULÜBE KALICI BİR AKAR LAZIM…
Seyirci de bilmeden Belediyeye yükleniyor,
Dostlar, Belediye şu anki siyasi ortamda açık açık destek vermez, veremez,
Unutun bunu, Belediyenin, profesyonel bir takıma yardım yapma şansı sıfır,
Hele hele muhalif bir belediyenin şansı sıfıra var elde sıfır,
Bir toplu iğne bile olmaz,
O zaman;
1-Kısa vadede bu kaostan acilen kurtulmalı,
2-Bir daha bu tür olaylar yaşanmaması için kalıcı önlemler alınmalı…
Haaa, şunu da unutmayalım;
STADIM NERDE?