Bizim gibi küçük şehirlerde köşe yazarlığı yapmak zor.

Çünkü şehrimizin daha güzel ve yaşanılır bir yer olması için hatırlatmalarda bulunuyor, muhatapları ile ya cenazelerde ya toplantılarda veya şehrimizin sokak ve caddelerinde kısacası hemen hemen her yerde karşılaşabiliyoruz.

Allah var, eleştirdiklerimin hiçbirinden görüştüğümüz zamanlarda şahsıma karşı olumsuz tavırları ile karşılaşmadım.

Çünkü eleştirilerimde hakaret etmiyor; araştırıcı, açıklayıcı, inceleyici bir yol ile söylediklerimi doğru bilgiler ile besliyorum. Her şeyden önemlisi mikser olup ortalık karıştırma yolunu seçmiyorum.

***

Az da olsa okuduğunu anlamayan veya anladığı halde anlamazdan gelenler de var. Bunlar ‘Bulgur dövücünün ‘ hınk’ deyicisi’ rolüne soyunanlar.

Devekuşu, devekuşu / Kanadın var yerdesin / Hörgücün yok devesin / Kumdan hiç çıkmaz başın / Sen ne biçim nesnesin’

‘Uyan oldu sabahlar / Yeryüzünde neler var / Bak, gör, düşün, işit anla / Ne yalanlar dolanlar / Yutturanlar yutanlar’

‘Devekuşu devekuşu / Kanadın var yerdesin / Hörgücün yok devesin / Saklanmakla iş bitmez / ÇIK DIŞARI NERDESİN?’

Rahmetlik Haldun Taner’in Devekuşu Kabare için yazdığı şarkısında geçiyor bu satırlar. Kraldan çok kralcı olmaya çalışanlar, bu satırlardan inşallah bir mesaj alırlar.

***

Yönetenlerimize veya savunduğumuz partimize karşı özel sevgi duyabiliriz. Onlarla oturup sohbet edebilir, ikram edilen çay veya kahve ile dostluklarımızı pekiştirebiliriz.

Ama bu durum bizim özelimiz.

Toplumu ilgilendiren konularda ise böyle düşünmemeli, sapı bizdendir’ veya ‘içtiğimiz kahvenin kırk yıl hatırı var’ diyerek yapılan yanlışlıklar veya eksiklikler konusunda sessiz kalmamalı, uygun bir dil ile söylemeliyiz.

Aksi halde hem sevdiğimizi iddia ettiğimiz yönetenlerimize hem gönül verdiğimiz partimize hem de şehrimize ve ülkemize ve de gözbebeklerimiz olan evlatlarımıza ihanet ederiz.

***

Zaman zaman ‘Bırak artık yazmayı hoca, hayatını yaşa’ diyorum kendi kendime. Ancak dostlarımızın, ‘ Hocam şehrimizin sorunlarını yazmaya devam et, hislerimize tercüman oluyorsun’ ifadeleri ile karşılaşınca vazgeçiyorum.

Yunus Emre’ nin, ‘Cümleler doğrudur sen doğru isen / Doğruluk bulunmaz sen eğri isen’ dizelerini YAŞANTILARINA TAŞIYAN ve de köşe yazılarımızda kendini bulan HER SİYASİ GÖRÜŞTEN İNSANLAR ile aynı dili konuşabiliyorsam ne MUTLU BİZE, NE MUTLU GAZETEDE Kİ KÖŞEMİZE!

***

Devekuşuna ‘uç’ demişler, ‘ben deveyim’ demiş. ‘O zaman koş’ demişler. ‘Ben kuşum’ diyerek cevap vermiş.

Günümüzde devekuşları çoğaldı. Herkesin işine geldiği veya siyasetine ya da kişilere ya da kurumlara olan menfaatlerine göre pozisyon aldığı bir zaman diliminde yaşıyoruz ne yazık ki…

Ancak maddi veya manevi menfaatler için eğilip bükülmeyen, toplumsal ahlaki değerlerinden taviz vermeyen, eğriye eğri, doğruya doğru diyebilme cesaretini gösteren, devekuşu misali yaşamayan kıymetliler de var aramızda.

Güzel İnsanlar!

Kendinizle GURURLANINIZ, bu sizin HAKKINIZ!

28.12. 2025

Muharrem Demirel

https://www.indyturk.com/sites/default/files/styles/1368x911/public/article/main_image/2024/06/18/1306796-1727645068.jpg?itok=jzPR4fLJ