Hayatta bazı şeyleri anlamadığınız oldu mu? Sizi bilmem ama benim anlayamadığım ve hiç de anlayamayacağım şeyler vardır. Bunları hep “Niye böyle?” diye sorgularım. Aslında bu sorgulama olayı da birçok kişinin hoşuna gitmez. Çünkü günümüzde sorgulamayan insanlardan oluşan bir toplum olmaya başladık. Bir tek yapay zekâ uygulamalarını sorguluyoruz; onu da sistemin açığını bulmak için sorguluyoruz. “Bu niye böyle?” diyen çok azdır.
Mesela, engellenen bireylere insanlar niye yardım etmek ister? Kendinden farklı olduğu için mi, yoksa tekerlekli sandalye kullandığı için mi? İyi de tekerlekli sandalye kullanmanın gözlük kullanmaktan ne farkı var ki? İki cihaz da insanların hayatını kolaylaştırmak için yapılmış şeylerdir. Gözlük kullanan birine, yardım istemeden gidip yardım eder misiniz?
Yardımdan konu açılmışken aklıma geldi. Biliyorsunuz, içinde bulunduğumuz Ramazan ayı herkesin birbirine yardım ettiği, her zamankinden daha fazla kenetlendiği, dayanışma içinde geçen bir aydır. Ancak bu yardımları sorgulamadan yaparsanız? Para isteyen herkese, “yardım” adı altında para verirseniz, olmaz.
Bakın, böyle dayanışma ve yardımların yapıldığı aylarda özellikle engellenen bireyler suistimal malzemesi olabiliyor. Bunu yıllar önce yaşanmış bir olayla anlatayım.
Bir gün iki arkadaşım bir kafede oturuyorlarmış. Benden dolayı bu işleri biliyorlar ve son derece hassaslar. Onlar otururken kafeye bir adam girmiş: “Ben şu dernekten geliyorum, engelli çocuklar için para topluyoruz. Bize destek olur musunuz?” diye başlamış para toplamaya. Arkadaşlarım da uzaktan izliyor. Birkaç masa hiçbir şey sormadan para vermiş. Sonra bizim arkadaşlara gelmiş.
“Destek olmak ister misiniz engelli çocuklara?” demiş. Arkadaşlar gülümseyerek, “Elbette olur ama sizin dernek nerede?” diye sormuşlar. Adam bir adres söylemiş. “Anladık, biliyoruz orayı,” demiş arkadaşlar. “Peki belgelerinizi görebilir miyiz?” diye sormuşlar. Adam ceplerini yoklamış: “Hay Allah, evde unutmuşum belgeleri,” demiş. Arkadaşlarım “Sorun yok,” demiş ama biraz da sinirlenmişler. İçlerinden biri, “Ben derneği biliyorum, hemen telefonla arayıp bilgi alacağım,” demiş. Telefonu eline alıp ayağa kalkar kalkmaz, sözde yardım toplayan adam koşarak kafeden çıkmış.
Beni aradılar: “Onur, biz böyle bir olay yaşadık. Adamı yakalayabilseydik fena yapacaktık,” dediler. “Engellenen bireyler ve bir dernek ismini kullanarak adamlar ne yapıyor böyle?” diye de eklediler. Ben de gülümseyerek dinledim: “Bakın, siz doğru yapmışsınız. Keşke herkes sizin gibi yapsa,” dedim.
Gördüğünüz gibi bu ve benzeri suistimal olayları maalesef çok oluyor. Hatta Ramazan ayı gibi dönemlerde bunlar iki üç kat artıyor. Böyle bir olay başınıza gelirse mutlaka ya bir evrak isteyin ya da yardım etmeden önce ilgili derneği ya da vakfı arayarak teyit ettirin. Sonra yardım etmek istiyorsanız yardımınızı yapın.
Ayrıca şunu sakın unutmayın: Engellenen bir birey kolay kolay bu şekilde bir yardım istemez. Onun adını kullanarak yardım isteniyorsa her zaman durup düşünmek ve sorgulamak en iyi seçenektir. Başta da anlattığım gibi, engellenen ya da tekerlekli sandalye kullanıcılarını “yardıma muhtaç” diye düşünmeyin. Emin olun, çoğu engellenen birey sizden daha güçlü ve sağlıklıdır. Bence bu “engellenen birey yardıma muhtaçtır” algısı, Yeşilçam filmlerinden miras kalmış yanlış bir algıdır. Ancak bu algıyı sorgulayarak, kontrolsüz yardım yapmayarak düzeltebiliriz.
Bu arada büyüklerim benden rica etti; bir duyuru yapmak istiyorum. Bu akşam, yani 27 Şubat 2026 Cuma günü, Bolu ZİÇEV Şubesi ve Bolu Rotary Kulübü’nün ortak düzenlediği iftar yemeği organizasyonu var. İsteyenleri Dağkent Mahalle Muhtarlığı Sosyal Tesisleri’ne bekliyoruz. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Böyle aktiviteler ve etkinlikler olmalı…