Hayatta başarı deyince ne aklınıza gelir? Böyle bir soru sorsam, cevabınız ne olurdu? Biliyorum, cevaplaması zor ve garip bir soru gibi görünebilir. O halde ben cevap vereyim: Örneğin bir bebek için ayağa kalkıp yürümeye başlamak bir başarıdır. Çoğumuz için yaptığımız işte terfi almak ya da okulda sınavlardan iyi sonuçlar elde etmek bir başarı göstergesidir.

Çoğu erkek için güzel bir kadının yanına gidip tanışmak, sohbet etmek başarı sayılır. Aynı şekilde çoğu kadın için de yakışıklı bir bey ile tanışıp konuşmak başarı gibi görülebilir. Şimdi hepiniz hafif bir tebessümle “Onur konuyu nasıl kadın–erkek ilişkilerine getirdin?” diyorsunuz biliyorum.

Belki de bu olayları başarıdan saymıyorsunuz. Ancak unutmayın; başarı dediğimiz şey hayatın her alanında vardır. Yani sadece derslerde, sınavlarda ya da iş hayatında başarı ölçülmez.

Benim için başarı, aniden karşıma çıkan bir sorunu çözebilmektir. Sorunlar karşısında vazgeçmemektir.

Buna canlı bir örnek vereyim: İki haftadır ne yaparsam yapayım düzeltemediğim akvaryum problemim. Yıllardır akvaryum hobisiyle uğraşıyorum. En çok sevdiğim şey ise akvaryumda yaratıcı düzenlemeler yapmak. Evin içinde bile farklı şeylerle uğraşmak bana keyif veriyor.

İki hafta önce bir sabah kalktım, akvaryumun suyu temiz olmasına rağmen bulanık bir görüntü vardı. Yani sisli, puslu bir su oluşmuştu. Hemen su değişimi yaptım. Ancak biliyorsunuz; akvaryumlarda yararlı bakteri dengesini bozmamak ve balıklara zarar vermemek için hiçbir zaman suyun tamamı değiştirilmez. Ben de her zamanki gibi belirli oranda su değişimi yaptım. Fakat sisli görüntü yine kaybolmadı. Bekledim, sık sık kısmi değişimler yaptım ama nafile.

Artık bunun ciddi bir sorun olduğunu düşünerek araştırmaya başladım. Çok geçmeden sorunun nedenini ve çözümünü buldum. Meğer sıcak havalarda akvaryum ısısının artmasıyla balıkların metabolizması hızlanıyor ve bu durum, akvaryumdaki yararlı bakterilerin dengeyi koruyamamasına sebep oluyormuş. Çözüm ise filtrenin içine az miktarda aktif karbon koymaktı. Gerçekten de karbonu filtreye koyduğumda suyun dengesi düzeldi, berraklaştı. Balıklara hiçbir zarar vermeden problemi çözmüştüm.

İşte son günlerde kendimi “başarmış” hissettiğim konu buydu. Bazılarınız, “Bu da başarı mı?” diyebilir. Ama benim için evet, başarıydı. Çünkü tek bir balığa zarar vermeden, suyu tamamen değiştirmeden hem sorunu çözdüm hem de yeni bir şey öğrendim. Daha önemlisi balıklarım artık daha sağlıklı görünüyor, keyifleri yerinde.

Aslında bu anlattığım şey şunu gösteriyor: Başarı, hayatın her alanında şekil değiştirerek vardır. Yeter ki insanların bir şeyler başarmasına fırsat verelim, onlara destek olalım. Günümüzde dünya başarı odaklı hale geldi ve başarı, başkalarına benzemekle ölçülmeye başladı. Eğitim sistemimiz bile “şuna benziyorsan başarılısın” mantığı üzerine kurulu. Halbuki bizim benzersiz insanlar yetiştirmemiz gerekir.

Hele ki engellenen bireyler ve aileleri üzerinde “benzersen başarılısın” baskısı çok daha yoğun hissediliyor. Buradan bir kez daha sesleniyorum: Önemli olan başkalarına benzemek değil, kendi sorunlarınıza çözüm bulabilmek ve kendinizi “ben başardım” diyerek güçlü hissedebilmektir.

Atalarımız “Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır” demiş. Biz ise son zamanlarda bunu unuttuk. İşte bu yüzden birçok insan mutsuz. Oysa farklılıklarımızın değerini bilip onları geliştirmeliyiz. Ben inanıyorum ki eğer bunu başarabilirsek, daha mutlu ve başarılı insanların yaşadığı bir dünyada yaşayabiliriz.

Unutmayın, bazen en büyük başarı, kimsenin fark etmediği küçük mutlulukları yakalayabilmektir.