İşlerinizi kendiniz mi yapmaktan hoşlanırsınız, yoksa başkasına yaptırmaktan mı?
Sizi bilmem ama ben yapabildiğim her şeyi kendim yapmayı severim. İşlerimi kendim yapınca kendimi daha iyi hissederim. Belki de kendime bu kadar güvenmem, güçlü olmam biraz da bundandır.
Gerçi bazı kişilere, engellenen bir bireyin kişisel bakımını ve günlük işlerini kendi başına yapabilmesi garip gelebilir. Çünkü bize öğretilen klişe şudur: “Engelli birey mutlaka bakıma muhtaçtır, yanında biri olmak zorundadır.” İşte ben de bu kalıbın tamamen tersinde duranlardanım.
“Şimdi Onur niye böyle başladı?” diyorsunuz değil mi?
Aslında sebebi çok basit: Banyodaki malzemelerim bir anda benim elimden kaybolup tavan yüksekliğine çıktı da ondan!
Nasıl yani? dediğinizi duyar gibiyim… Vallahi bazı banyo malzemeleri herhalde yerinden sıkılmış, uçmaya karar vermiş. Uçmayı nasıl öğrendiler, onu ben de bilmiyorum.
Biraz tebessüm olsun diye espri yaptım ama, işin doğrusu şu: Geçtiğimiz günlerde eve bir temizlik görevlisi geldi. Evet, evi pırıl pırıl yaptı, ona sözüm yok. Ama benim özel banyomu temizlerken eşyaları öyle yerlere bırakmış ki ulaşmam neredeyse imkânsız hale gelmiş. Fark ettiğimde iş işten geçmişti; zar zor eşyalara uzanabildim.
Sonra oturup düşünmeye başladım. Çünkü temizlik görevlileri geldiğinde mutlaka bir şeyin yeri değişiyor. Peki bu neye yol açıyor? Çok basit: Engellenen bir bireyin yaşadığı evde bu tür yer değişiklikleri günlük yaşamı doğrudan etkiliyor, erişim sorunlarına sebep oluyor. Hele ki görme probleminiz olduğunu hayal edin… Ezberlediğiniz yerinde bulamadığınız bir eşya hayati bir soruna dönüşebilir.
Bunu düşünerek bilgisayarımın başına geçtim, ülkemizde temizlik görevlilerine verilen eğitimlere baktım. Karşıma çıkan tek şey: “Genel temizlik eğitimi.” Yani sertifikalı bir temizlik görevlisi bile, engelli bireyin yaşadığı bir evde nelere dikkat etmesi gerektiğini öğrenmiyor.
Merak ettim, yapay zekâya sordum: “Dünyada böyle eğitimler var mı?”
Aldığım cevap çok ilginçti. ABD ve Avrupa’da, “home care aide”, “personal support worker” veya “disability support worker” gibi mesleklerde çalışanlar için zorunlu modüller varmış. Bu eğitimlerde şu başlıklar işleniyor:
- Erişilebilirlik ve güvenlik (eşyaların yeri, tekerlekli sandalye yolları, tuvalet–banyo düzeni)
- Görme engelliler için düzenleme (eşyaların yerini değiştirmeme, kontrast renk, sesli yönlendirme)
- Kişisel bağımsızlığı destekleme (tuvalet kâğıdı, mutfak eşyası, giysi gibi malzemelerin ulaşılabilir yerde olması)
Kanada’da PSW (Personal Support Worker) eğitiminde bunlar işleniyor. İngiltere’de “Disability Awareness Training” veya “Equality & Diversity” dersleri var; sosyal hizmet alanında çalışan herkesin alması zorunlu.
Adamların verdiği eğitime bakar mısınız! Sadece temizlik değil, özel durumlara nasıl yaklaşılacağını da öğretiyorlar. Bizde ise hâlâ sadece “genel temizlik” öğretiliyor. Oysa genel temizliği az çok herkes yapabilir. Asıl önemli olan, yukarıda saydığım eğitimlerdir. Çünkü özel durumlarda temizlik sadece temizlik değildir; esas mesele, temizlik yaparken insanları engellememektir.
Çözüm aslında basit:
- Mesleki eğitim okullarının müfredatına bu dersler eklenmeli.
- Halk eğitim merkezlerinde özel eğitimler düzenlenmeli.
- Belediyeler bu konuda öncü olmalı.
Bu yazıları Bolu Belediyesi yetkililerinin ve Başkanımızın takip ettiğini biliyorum. O yüzden bir önerim var: Bolu Belediyesi, halk eğitim merkezlerinde “Temizlik sadece temizlik değildir” sloganıyla böyle bir eğitim başlatsa, harika bir başlangıç olmaz mı?
Bakın arkadaşlar, bu anlattığım mesele basit gibi görünebilir ama engellenen insanların günlük hayatını zorlaştıran çok ciddi bir şeydir. Unutmayın, engellenen bir birey tek başına yaşayabilir, ihtiyaçlarını karşılayabilir. Yeter ki siz bilerek ya da bilmeyerek ona engel olmayın.
Yaşamı kolaylaştırmak yerine zorlaştırmayın. Ben inanıyorum, biz bunların hepsini eğitim ve farkındalıkla aşabiliriz. Yeter ki empatiyle düşünelim, bir şeyler yapmak isteyelim. O zaman her şeyi yaparız…