“Sıcak tutan kısaca ,kaşıntı yapmayan , çevre dostu ve uzun ömürlü bir giysi … Mükemmel kazağı bulmak bazen “ bir tek boynuzlu at” bulmaya benziyor …

Rudenko Alla (2026)

Ülkemiz giyim ve tekstil sektörü son bir kaç yıldır , artan maliyetler, pahalılaşan üretim, alım gücünde erime , stok faktörü vb. nedenlerle sıkıntılarda…

Yazıyı kaleme aldığım saatlerden üç saat öncesi, Avrupa Birliği çok yeni bir atılımla Hindistan ile ucuz işçilik ve gümrük indirimleri içerikli önemli bir ticaret anlaşması imza altına aldı. Yeni bir ekonomik rota üzerinde kararlara imza attı. Peşinden Çin ile de yeni ticaret anlaşmasına geçileceği bildiriliyor. Bu anlaşmalar Türkiye ‘nin tekstil başta olmak üzere , beyaz eşya, otomobil vb. sektörlerine olumsuz etkiler ve dezavantajlar yaratacağı da gündeme getiriliyor. Bu bağlantılar, yazımızın gündemini Türkiye’den zorunlu olarak uzaklaştırsa da, dünya da ve özellikle de Avrupa ,da önemini korumakta…

Birleşmiş Milletler Çevre Proğramına göre ; ”giyim ve tekstil sektörü ,küresel toplam karbon emisyonlarının %2 ila % 8’ inden ve mikrofiberler yoluyla yıllık okyanus kirliliğinin % 9 ‘undan sorumludur. Dahası hızlı moda yılda yaklaşık 25 trilyon litre su kullanıyor .Bu da 86 milyon olimpik havuz dolusu suya eşdeğer “ (Maryse Cote-Homel.2024).

Tekstil sektörü kısaca dünyada en kirletici sektörleri arasında yer almağa devam ediyor.

Bu günlerde hem sıcak kalmak, hem de çevresel etkisini en aza indirmek için hangi kumaşı seçmeliyim ? düşüncesine odaklanan Paris Üniversitesi araştırmacılarından Corelie Thieuline’ nin 2026 yılı başlangıcında paylaştığı bilimsel bilgilerden bir kısmını sizlere de aktarmak istiyorum :

“Bir tekstil ürününün ısıyı tutma yeteneği kullanılan elyaftan ziyade hapsettiği havaya bağlı kalmaktadır . Koyun yünü gibi kıvırcık ve dalgalı doğal lifler havanın hapsolduğu cepler oluşturur.

Alpaka ve sentetik kuş tüyü

gibi diğer liflerin ise, kısmen içi boş olup bu da yalıtım kapasitelerini dahada artırır. Benzer şekilde gevşek örgüler sıkı dokumalardan daha iyi yalıtım sağlarlar. Dolayısıyla bir giysinin sıcaklığı malzemesi kadar yapısını da ilgilendirir.”

Sentetik elyaflarda da anı prensipler bulunur. Polyester, akrilik ve polar hacımlı yapıları ve kıvrılmış lifler ,içi boş veya dokulu lifler yoluyla kısmen yünleri taklit ederler, iyi yalıtım sağlar ve çabuk kururlar. Bu da onları spor ve açık hava aktiviteleri için çok popüler hale getirmiştir.

Zayıf tarafları ise ; düşük nefes alınabilirlik ve sınırlı nem emme sırasında terlemeyi ve nemlilik hissini artırabilirler. Ayrıca doğal liflerin aksine bu malzemeler yanıcıdır.

Araştırmacı C.Thieuline (2026)’ a göre; bu sentetik lifler aynı zamanda yüksek bir çevresel maliyete yol açmakta. Petrol türevli , biyolojik olarak parçalanamayan ,her yıkamada suya plastik mikrolifler salarak deniz kirliliğine katkılar yapıyor. Denizdeki mikro plastiklerin %16- ila %35’ nin bu tekstillerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Diğer taraftan; Merinos koyun yünü (İspanya kökenli bir koyun ırkı) liflerinin inceliğiyle öne çıkar. Bu lifler klasik yüne göre önemli ölçüde incedir. Bu özellik cilde karşı tahriş hissini büyük ölçüde azaltır ve rahatlatır.

Aynı zamanda çok iyi nefes alınabilirliği korurken yalıtıcılığı da yeterlidir. Zayıf yönü olarak ,çevresel etkilerden tamamen arınmış değildir. 1 kg ham yün üretmek için 15-35 kg .Co2 eşdeğeri emisyonu vardır.

Yine, dayanıklılık ,onarılabilirlik ,yıkama sıklığı ve yöntemi ,ayrıca kullanım ömrünün sonu (geri dönüşüm, yeniden kullanım) gibi faktörlerin tümü genel çevresel etkisini önemli ölçüde etkilemektedir.

Sonuç olarak araştırmalara göre ; diğer alanlarda olduğu gibi ,en iyi seçim genellikle uzun süre kullandığımız seçimdir.

İyi bakılmış ve dayanıklı bir giysi hızla atılan “ çevre dostu” bir tekstil ürününe göre çok daha az çevresel etkiye sahip olacağı düşünülmelidir. Doğal elyaflar (organik pamuk ,keten ,ipek ,kenevir ve bambu gibi) günlük kullanımlık için ideal olsa da ; yüksek performanslı sentetik malzemeler zorlu hava koşullarına dayanması gereken spor veya su geçirmez dış giyim için olmazsa olmazdır.

Alım gücümüzün azaldığı bir alışveriş ortamında ,alınacak bir giysinin fiat etiketine baktığımız gibi, giysinin iç kısmına iliştirilmiş kalite ve kullanma özelliklerini taşıyan bezden etiketlere de dikkatimiz yoğunlaşmalıdır.

KAYNAKLAR :Fatih Cengi Arslan 2025 : Türk Tekstil ve giyim sektöründe terazi şaştı. Textilegence aralık 2025 sayısı.

Vanessa Manddirossicen 2023 : Textiles toxiques pour l’environnement .The conversation fr.

Corelie Thieulin 2026: Quel textiles chosir pour avoir chaud tout en limitent l’impact environnemental ? The conversation.fr.