Yollar sadece bir medeniyet belirtisi değil , aynı zamanda belirgin bir hastalıktır.

Ben Goldfarb (Crossings)

Son bir kaç yıldır yine Yedigöller Milli Parkı’ na Düzce-Yığılca yönünden İstanbul’a daha yakınlık bahanesiyle Yığılca Bel. Başkanlığınca , Ülkemizin takdir toplamış doğal orman parçasına bir hançeri , turizm beklentisi algısıyla saplamağa çalıştığını öğreniyoruz ..!

Gezegenimiz yaklaşık 65 milyon km .lik bir karayolu ağı tarafından çevrelenmiştir.

1998 yılında ,peyzaj ekolojisti T .T. Formen tarafından ,tüm hayati riskleri önlemek için geliştirilen “Yol Ekolojisi” terimi köklerini , coğrafya, mühendislik ve şehir planlamacılığına dayandırmış ,temel olarak yaban hayatını ve dolaylı yoldan insanları koruma amacı gütmektedir.

Uluslararası çevre gazetecisi ve yol ekolojisti Ben Goldfarb yeni kitabı “ Crossings” te ;” yolların dünyamızı şekillendiren bir yapı olarak ortaya çıkararak ,nehirleri, havayı kirleten, toprakları ve ormanları boşaltan ,yaban hayatına korku salan bir güç olduğunu düşünmektedir”.

Bolu ve Batıkaradeniz Bölgesindeki ”Ormancılık araştırmacılığı” meslek yaşamım da; Yedigöller Milli Parkı ile pek çok kez “yol” sorunu ile karşılaşmış ,hatta bir defasında hazırladığımız komisyon raporunu Bakanlığa sunmuşumdur.

Bu yol ,3 km .civarında yeni inşaası istenen bir orman içi yolu idi. Bu yol için ,1995 yılında bölgesel olarak artan kabuk böceği tasallutunun çıkış noktası olduğu işaret edilerek ,Yedigöller Parkının etrafını saran hiç kesim görmemiş rezerve bölmelerinde doğal ölümlerle birikmiş odun materyalini ormandan çıkarmak amaçlı ve Dirgine’ye ulaşacak yepyeni bir orman yolu açılması için çevre köylülerin OGM ’den istekleri olmuştu. (Orman Bakanlığı Müsteşarı’nın şansımıza Eski Milli Parklar Genel Müdürlüğü yapmış olması, inceleme komisyonu kurulmasına yol açmış olabilir.). Bakanlığın Ankara’dan görevlendirdiği benim de Bolu’dan katılıp başkanlık ettiğim araştırma heyeti , bu bakir alandaki kuruma ve ölümlerin doğal yaşlanmadan kaynaklandığını dolayısıyla kesim ve yol inşaatının yapılmamasını raporumuzda belirttik. Makam’ da yol ve istihsal isteklerini geri çevirmişti,

Bolu Valiliği’nce düzenlenen “ il Koordinasyon Kurulu Toplantılarında” defalarca Bolu-Yedigöller yolu, büyük onarımı, asfaltlanması ve Mengen bağlantısı onarımları yıllarca hep gündemde kalmıştır.

Yedigöller Milli Parkı çevresinde 3 ili ve 11 orman işletme şefliğini içine alan 51 bin hektarlık güzide bir alan 18 ocak 2002 tarihinde “Yaban Hayatını Koruma Sahası ” ilan edilmişti. Ancak 2005 tarihinde tam koruma statülü bu alan, statüsü yumuşatılarak silvikültürel kesimler yapılabilen “Yaban Hayatını Geliştirme Sahası “ olarak değiştirilmiştir.

YOL EKOLOJİSİ BİLİMİ UYGULAMALARININ GELİŞİMİ

ABD Ormancılık Servisi , yönettiği 592 000 km. yolun zararlı etkilerini gördüğü bir kısmını kaldırmaya ancak yakın bir zamanda başlamıştır.

Yolların etkilerini azaltmanın zorluklarından biri de sürücü davranışını değiştirmektir. Yol işaretleri nadiren yavaşlatmaktadır.

Yine , yol ekolojisti Godfarb ; Güney Brezilya’da C .Botello Eyalet Parkı’ndaki oto yolunu en iyi örnek olarak övmektedir. Araştırıcı 2015-2016 yıllarında orada çalıştığında bu oto yolun geceleri geçişe nasıl kapatıldığını , yolun kıvrımlı ve engebeli olacak şekilde tasarlandığını ,sürücülerin yavaşlamasını kolaylaştırdığını görmüştür. Brezilya Hükümeti sürücüleri rahatsız etmeye cesaret etmiş ve yaban hayatına destek sağlamıştır.

2024 yılı 26-30 Eylül tarihli gazetemizin köşe yazılarımda ,İst.Üni. Or. Fak .Öğretim. Üyesi Doç .Dr. Vedat Beşkardeş’i misafir etmiştim. Akademisyen 2009 yıllarında doktorasını Yedigöller Bölgesi civarı zengin yaban hayatı yaşam alanlarında (yaklaşık 60-70 bin hektar orman alanı) yapmış bir araştırıcı idi.

Beşkardeş;” doğal alanların yok oluşunun en önemli sebeplerinden birinin de; bu alanları insan ulaşımına sağlayan ve kolaylaştıran yolların inşaası ve yapımıdır “demektedir.

Herhangi bir yerde yol yapılmaya karar verildiğinde , bu iki nokta arasında doğal yapının yok olması kaçınılmazdır. Doğal ve biyo çeşitlilik rezerv değerinde olan ( Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası ve Milli park vd.) alanların korunması için her ne sebeple olursa olsun kesinlikle yol yapımından kaçınılması imza altına alınmış uluslararası sözleşmeler gereğidir.

Özetle yolların yapımı doğal alanları ;

- Canlıların yaşadıkları habitatın doğrudan bozulmasına ve yok olmasına,

-Habitat kalitesinin düşmesine,

-Canlıların doğrudan ölümüne,

-Populasyonların daha küçük parçalara ayrılmasına ve gen akışının kesilmesine,

-Trafikten kaynaklanan çevre kirliliğine (ses,ışık, kimyasal kirliliği vd.),

-Manzaranın ve doğal peyzaj güzelliğinin bozulmasına sebep olarak olumsuz yönde etkiler. (Kumbaşlı,Beşkardeş ve ark.,Vander Roe ve ark.2011).

NOT:

Değerli köşe yazarı Hasan Dinç Hocamıza geçirdiği hastalıktan dolayı geçmiş olsun der, bir an önce sağlığına kavuşmasını dilerim.

KAYNAKLAR :

Kumbaşı,M.,Bekardeş V, Keten,A .2010 :Türkiyede karayollarının nrden olduğu habitat parçalanmalarına ve yaban hayatına etkileri. EKOLOJİ.2010.Sempozyumu.AksarayÜni.

Tosun,Suat.,Beşkardeş, Vedat .2024 :Yolların orman ekosistemini yaralayıcı etkileri hiç mi düşünülmüyor ? Bolu Gündem 26-30Eylül 2024.

Tosun,Suat 2024: Bir yol ekolojistine göre ,bir yol asla bir yol değildir .Bolu Gündem.08.08.2024.