İsrail'liler ve Filistinli'ler onlarca yıldır aynı topraklar üzerinde savaşıyorlar ve şu ana kadar Amerika gözetiminde yürütülen bir kaç kırılgan barış görüşmesi dışında hiç bir uzlaşmaya varamadılar.
1948 'deki Arap-İsrail Savaşından , 1967'deki 6 Gün Savaşı, 1973 'deki Yum Kippuh Savaşı ve 1995'deki Gazap Üzümleri Savaşı dahil olmak üzere Gazze katliamına kadar hiç bir şeyin durdurulamadığı bir dizi öfke patlaması oluştu.
Hele ki son aylar, Gazzeli sivil halkın yaşlısı, gencinin, bebeklerin açlık ölümlerinin ,devam eden bombalamaların ,işgal hazırlıkları bütün hızıyla devam ediyor.Dünya da bir çok halkın, din, ırk gözetmeden İsrail Hükümeti'nin soykırımına karşı protesto gösterileri ile tepkileri ise oldukça artmıştır.
Bu yazının yazıldığı sıralarda,televizyon haberlerinde Gazze' de hastane bombalamasıyla 15-20 kişinin üzücü ölüm haberi geldi..!
ÇÖZÜMSÜZLÜK YORUMLARI
Bolu Dağı'ndaki hatıra Pakistan-Muhammed İkbal Çeşmesi yazılarımda (2014 yılı, 2025 yılı arşiv köşe yazıları) değindiğim "Medeniyet Tuzağı" şiiri sanki 90 yıl öncesinden değil de , son günlerde söylenmiş gibi ,Suriye ve Filistin'in geleceğine olan üzüntüyü belirtiyor:
Medeniyet Tuzağı
İkbal şu gerçekten şüphe duymaz ki
Avrupa ,her mazlum milletin alıcısıdır !
Kilise önderlerinin kerametine bakın ki
Elektrik ampulleriyle fikirlerini aydınlattılar !
Ancak Suriye ve Filistin için yüreğim yanar
Bu zor düğüm önlemle çözülmez durumdadır !
"Cefa işcisi " Türklerin pençesinden çıkarak
Biçareler medeniyet ağına takıldılar ! M.İkbal
Pakistan 1947 yılında bağımsız devlet statüsüne kavuşmuştur. M.İkbal ; "Gerçek şudur ki , Müslüman Milletler arasında dogmatik uykusundan uyanıp kişisel bilince erişmiş tek ulus Türkler'dir. Zihni hürriyet hakkını talep eden yalnız Türkiye'dir. İdeal olandan gerçeğe geçmiş olan sadece o dur ve bu değişim kolay olmamıştır" demektedir .
M.İkbal; bu övgü dolu sözlerini ölümünden (1938) önceleri,genç Türkiye Cumhuriyeti'nin başarılarını çok yakından izlemiş, Pakistan'ında bağımsızlığına kavuşması için dile getirmiş olabilir (M .Sait Kurşunluoğlu 2016).
Fransa' da Paris Shiller Uluslararası Üniversitesi'nden, uluslararası ilişkiler uzmanı Prof.Dr. Myriam Benraad'ın 2024 yılında yayınladığı kitabında Ortadoğu için ; "Belirlenen düşmanın öfkesi, ne kadar haksız algılanırsa,intikam alan tarafın sahip olduğu güce göre ,misilleme iştahı o kadar artar ve bunun terside geçerlidir. 2023 sonbaharındaki dramatik gelişmelerden bu yana daha da çözümsüz hale gelen "Cehennemsi bir öfke döngüsü" perspektifinden analiz edilebilecek GAZZE 'deki yangının ötesinde ; on yıllık bir iç savaşın ardından istikrarsızlığını sürdüren SURİYE Ortadoğu'da bir başka örnek teşkil etmekte "demektedir.
Yine "İsrail-Filistin çatışmaları tarihsel olarak geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmış görünmektedir."demekte ve barışı uzak görmektedir.
Ayrıca Fransa'dan başka bir siyaset bilimci Haoues Seniger: 24 Ağustos 2025 tarihli " İsrail-Filistin :Yahudi ve İslam Dinleri şiddeti meşrulaştırmak için nasıl harekete geçiyor ? başlıklı makalesinde; "Dini çerçeve ve kaynakları tek başına İsrail-Filistin çatışmasının patlak vermesini ve devam etmesini açıklamaya yeterli görmemekte ve 2025 yılında 77 .yılına giren ve çözülmesi gereken tarihsel,siyasi ve bölgesel faktörlerin yumağına sıkışmış olan bu kanlı çatışmalarda "Dinin Rolünü" ne küçümsemek ve ne de mutlaklaştırmak önemlidir" diye görüşlerini bildirmektedir.
Son söz olarak temennimiz, yurtta sulh ve cihanda sulh olacaktır.
KAYNAKLAR: Haoues Seniger 2025 :İsrael-Palestine :Comment lereligions juive et İslamique sont mobilisees pour justifier la violence.The conversation fr.
Myriam Benraad 2024: Moyen-Orient la colere au coeur d'une violence inextinquible.The conversation.